Arkadaşınız deli değildir.
Diyanet Vakfı
Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.
Kurtubi Tefsiri
Arkadaşınız bir deli değildir.
“Orada” yani semavatta
“kendisine itaat edilendir.” İbn Abbâs dedi ki: Meleklerin Cebrâîl’e itaatlerinin bir parçası da şudur: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ı İsra gecesinde beraberinde alıp götürdüğünde Cebrâîl (aleyhisselâm) cennetlerin bekçisi Rıdvan’a: Ona (kapıları) kapat aç, dedi. O da açtı. Peygamber cennetten içeri girdi, içindekileri gördü. Cehennemin bekçisi Malik’e de: Ona cehennemi aç da orayı görsün, dedi. Ona itaat etti ve cehennemin kapısını açtı.
“Oldukça emindir.” Getirdiği vahiy hususunda kendisine güvenilendir.
Bir görüşe göre de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Cebrâîl’i yüce Rabbinin huzurundaki sureti ile görmek istedi. Ancak Cebrâîl: Bu benim elimde olan bir şey değildir, dedi. Şanı yüce Rab bu hususta ona izin verdi. Ona ufuku büsbütün kapatmış olarak geldi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona bakınca bayılıp yere düştü. Müşrikler: O bir delidir, deyince:
“Şüphe yok ki o çok şerefli bir elçinin sözüdür… Arkadaşınız bir deli değildir” buyrukları indi. Ancak Cebrâîl’i gerçek sureti üzere görünce, heybeti etkisi altında kalmış ve bünyesinin katlanamayacağı bir halle karşı karşıya kaldığından baygın olarak yere düşmüştü.