Sonra onu gözünle kesin olarak mutlaka göreceksiniz.
Diyanet Vakfı
5, 6, 7, 8. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
Kurtubi Tefsiri
Yine yemin olsun onu ayne’l-yakîn göreceksinizdir.
“Yine yemin olsun onu ayne’l-yakîn” yani müşahede ederek
“göreceksinizdir.” Bu âyetin (kâfirlerin) cehennemde sürekli kalacaklarını haber verdiği söylenmiştir. Yani onların bu görüşleri kesintisiz ve sürekli bir görüştür. Bu açıklamaya göre hitab kâfirleredir.
Bir diğer açıklamaya göre âyetin anlamı şudur:
“Gerçekten kesin bir bilgi ile bilseydiniz.” Yani sizler bugün dünyada iken size ileride göreceğinizi anlattığım hususları kesin olarak bilseydiniz
“yemin olsun siz Cahîmi” kalb gözlerinizle
“göreceksinizdir.” Çünkü yakîn ilim, insanın cehennemi “kalb gözüyle görmesini sağlar. Bu da kıyâmet hallerini, ve onun mesafelerinin katedilmesinin, kişinin gözleri önünde canlanmasıyla olur.
“Yine yemin olsun onu ayne’l yakîn göreceksinizdir.” Yani baş gözüyle görmek sırasında cehennem kesin olarak görülecektir, insanın gözü önünden kaybolmayacaktır.
“Sonra yemin olsun, o günde nimetlerden elbette sorulacaksınızdır.” Bu da sorgulanmak ve amellerin arzedilmesi için Mevkıfte bulunulacağı zaman olacaktır.