Talak lafzı olmaksızın, talak’ın vaki olması, ancak iki durumda söz konusu olur:
Dilsiz bir kimse gibi, konuşamayan bir koca işaret yoluyla boşayacak olursa, karısı boş olur. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii ve rey ashabı söylemiştir. el-Muvaffak der ki: Başkalarının kendilerine muhalefet ettiğini bilmiyoruz. Çünkü dilsizin işaretten başka boşamaya dair çıkar bir yolu olmadığından dolayı, o vakit -nikah da olduğu gibi- onun bu işareti sözünün yerine geçer.
Talak’ı bir kağıda yazmış olur ve buna niyet etmiş olursa, karısı boş olur. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Malik söylemiştir. Bu, aynı zamanda İmam Şafii’den ifade edilen görüşü de oluşturur. Çünkü yazı, harflerden oluşur ve onunla talak yapacağı da anlaşılır. Bu durumda o kağıt üzerinde boşamaya dair ifade olur ve bu anlaşılırsa, buna niyet etmesi durumunda -tıpkı lafız olarak söylemiş gibi- talak da gerçekleşir. Zira o yazı, onu yazan katibin söz ve görüşü yerine geçmiş olur.
Şafii ashabından bazıları ise ona (İmam Şafii) ait diğer bir görüş daha zikretmiştir ki, bu durumda niyet etmiş olsa dahi bununla talak vaki olmaz. Çünkü konuşmaya muktedir olduğu halde yazıyla bunu gerçekleştirmek istemiştir, o vakit talak gerçekleşmez, tıpkı (dilsiz olmadığı halde) işarette bulunmasına benzer.