Kafi 3027:
Ali b. İbrahim, babasından; ashabımızdan bir grup da Sehl b. Ziyad'dan; hepsi İbn Ebî Necrân'dan, o Âsım b. Humeyd'den, o Ebu Hamza es-Sümâlî'den, o da Ebu Cafer'den nakletti. Şöyle buyurdu: “Sevabı en hızlı gelen hayır iyiliktir; cezası en hızlı gelen kötülük ise haksız saldırıdır. Kişiye kusur olarak, kendi nefsinde görmediği şeyi insanlarda görmesi, kendisinin terk etmeye güç yetiremediği bir şeyle insanları ayıplaması veya kendisini ilgilendirmeyen şeylerle yanında oturan kimseye eziyet etmesi yeter.”
Kafi İman 202
Kafi 3028:
Muhammed b. Yahya, Ahmed b. Muhammed b. İsa'dan, o Ali b. Nu‘mân'dan, o İbn Müskân'dan, o Ebu Hamza'dan nakletti. Ebu Hamza şöyle dedi: Ali b. Hüseyin'in şöyle dediğini işittim: Allah'ın Elçisi şöyle buyurmuştur: “Kişiye kusur olarak, kendi nefsinde görmediği şeyi insanlarda görmesi ve kendisini ilgilendirmeyen şeylerle yanında oturan kimseye eziyet etmesi yeter.”
Kafi 3029:
Muhammed b. Yahya, Hüseyin b. İshak'tan, o Ali b. Mehziyâr'dan, o Hammâd b. İsa'dan, o Hüseyin b. Muhtâr'dan, o bazı arkadaşlarından, o da Ebu Cafer'den nakletti. Şöyle buyurdu: “Kişiye kusur olarak, kendi nefsinin hâli konusunda kendisine gizli kalan insan kusurlarını araştırması, kendisinin içinde bulunduğu ve başka bir hâle geçmeye güç yetiremediği bir konuda insanları ayıplaması veya kendisini ilgilendirmeyen şeylerle yanında oturan kimseye eziyet etmesi yeter.”
Kafi 3030:
Ali b. İbrahim, Muhammed b. İsa'dan, o Yunus'tan, o Ebu Abdurrahman el-A‘rec ve Ömer b. Ebân'dan, onlar Ebu Hamza'dan, o da Ebu Cafer ve Ali b. Hüseyin'den nakletti. İkisi şöyle buyurdu: “Sevabı en hızlı gelen hayır iyiliktir, cezası en hızlı gelen kötülük ise haksız saldırıdır. Kişiye kusur olarak, kendi nefsinin kusurunda görmediği şeyi başkasının kusurlarında görmesi, kendisini ilgilendirmeyen şeyle yanında oturan kimseye eziyet etmesi veya kendisinin terk etmeye güç yetiremediği şeyi insanlara yasaklaması yeter.”