"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi İlm 13

Kafi 110: Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Hammâd b. İsa’dan, onun Ömer b. Uzeyne’den, onun Aban b. Ebi Ayyâş’tan, onun Süleym b. Kays el-Hilâlî’den rivayet ettiğine göre Süleym b. Kays şöyle dedi:

Emîru’l-Mü’minîn’in, Resûlullah’tan naklederek şöyle buyurduğunu işittim:

“Âlimler iki çeşittir. Biri, ilmiyle amel eden âlimdir; işte kurtuluşa eren odur. Diğeri ise ilmini terk eden âlimdir; işte helâk olan da odur. Cehennem ehli, ilmiyle amel etmeyen âlimin kötü kokusundan rahatsız olur. Cehennem ehli içinde pişmanlığı ve hasreti en şiddetli olan kişi, bir kulu Allah’a çağıran, o kulun da onun çağrısını kabul edip sözünü dinleyerek Allah’a itaat etmesi sonucunda Allah’ın onu cennete koyduğu, fakat davet eden kişinin ilmiyle amel etmeyi terk etmesi, hevâsına uyması ve uzun emellere kapılması sebebiyle cehenneme girdiği kimsedir. Hevâya uymak insanı haktan alıkoyar; uzun emeller ise ahireti unutturur.”
Kafi 111: Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed’den, onun Muhammed b. Sinan’dan, onun İsmail b. Cabir’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“İlim amel ile birlikte bulunur. Kim ilim sahibi olursa amel eder; kim amel ederse ilmi artar. İlim ameli çağırır; amel ona cevap verirse ilim kalır, cevap vermezse ilim onu terk edip gider.”
Kafi 112: Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun Ali b. Muhammed el-Kâsânî’den, onun zikrettiği bir raviden, onun Abdullah b. Kasım el-Ca‘ferî’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle buyurdu:

“Âlim, ilmiyle amel etmediği zaman öğüdü kalplerden kayıp gider; tıpkı yağmurun düz ve sert kaya üzerinden kayıp gitmesi gibi.”
Kafi 113: Ali b. İbrahim’in, babasından, onun Kasım b. Muhammed’den, onun Minkarî’den, onun Ali b. Hâşim b. Berîd’den, onun babasından rivayet ettiğine göre şöyle dedi:

Bir adam Ali b. Hüseyin’in yanına geldi ve ona bazı meseleler sordu. O da cevap verdi. Ardından adam aynı konular hakkında tekrar soru sormak için geri dönünce Ali b. Hüseyin şöyle buyurdu:

“İncil’de şöyle yazılmıştır: Bilmediğiniz şeylerin bilgisini, bildiklerinizle amel etmedikçe talep etmeyin. Çünkü ilimle amel edilmediği zaman, sahibinin küfrünü artırmaktan başka bir işe yaramaz ve onu Allah’tan daha da uzaklaştırır.”
Kafi 114: Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Muhammed b. Sinan’dan, onun Müfaddal b. Ömer’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Müfaddal b. Ömer şöyle dedi:

Ebu Abdullah’a:

“Kurtuluşa eren kişi nasıl tanınır?” diye sordum.

Şöyle buyurdu:

“Sözü ile ameli birbirine uygun olan kimse kurtuluşa ermiştir ve onun lehine şahitlik sabit olur. Sözü ile ameli birbirine uygun olmayan kimsenin ise imanı emanet olarak verilmiştir.”
Kafi 115: Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun babasından merfû olarak rivayet ettiğine göre Emîru’l-Mü’minîn minberde yaptığı bir konuşmada şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Bildiğinizle amel edin ki doğru yolu bulasınız. İlmi olup da onunla amel etmeyen âlim, cehaletinden uyanamayan şaşkın cahil gibidir. Hatta ben görüyorum ki böyle bir âlimin aleyhindeki delil daha büyüktür ve pişmanlığı da cehaleti içinde bocalayan cahilden daha sürekli olacaktır. Her ikisi de şaşkın ve helâk olmuş durumdadır. Sakın şüpheye düşmeyin; yoksa küfre sürüklenirsiniz. Kendinize ruhsatlar vermeyin; yoksa gevşersiniz. Hakkın karşısında gevşek davranmayın; yoksa zarar edersiniz. Hakkın gereklerinden biri dinde derin anlayış sahibi olmaktır. Fıkhın gereklerinden biri de aldanmamaktır. Kendisi için en samimi davrananınız, Rabbine en çok itaat edeninizdir. Kendisine en çok ihanet edeniniz ise Rabbine en çok isyan edeninizdir. Allah’a itaat eden güven içinde olur ve müjdelenir; Allah’a isyan eden ise hüsrana uğrar ve pişman olur.”
Kafi 116: Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun babasından, onun zikrettiği bir raviden, onun Muhammed b. Abdurrahman b. Ebi Leylâ’dan, onun babasından, onun da Ebu Cafer’den rivayet ettiğine göre Ebu Cafer şöyle buyurdu:

“İlim işittiğiniz zaman onunla amel edin ve kalplerinizi onu taşıyabilecek şekilde geniş tutun. Çünkü ilim, bir kişinin kalbinde çoğalıp da kalbi onu taşıyamaz hâle geldiğinde şeytan ona musallat olur. Şeytan sizinle mücadele ettiğinde, ona bildiğiniz şeylerle karşı koyun. Çünkü ‘Şeytanın tuzağı gerçekten zayıftır.’ (Nisâ 76)”

Ben:

“Bildiğimiz şey nedir?” diye sordum.

Şöyle buyurdu:

“Allah’ın kudretinden size açıkça görünen delillerle ona karşı çıkın.”
https://kutsalayet.de/kafi-115/,https://kutsalayet.de/kafi-117/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız