"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi Hücce 99

Kafi 1032: Muhammed b. Müslim dedi ki: Ebû Cafer’in şöyle dediğini işittim: “İnsanlardan hiçbir kimsenin yanında hak ve doğru yoktur; insanlardan hiç kimse de hak bir hükümle hükmetmez; ancak biz Ehl-i Beyt’ten çıkan şey müstesna. İşler onlara dallanıp budaklandığında hata onlardan, doğru ise Ali’dendir.”
Kafi 1033: Zurâre dedi ki: Ebû Cafer’in yanındaydım. Kûfe halkından bir adam, Emirü’l-müminin’in “Bana istediğiniz şeyi sorun; bana hiçbir şey sormazsınız ki size onu haber vermeyeyim” sözü hakkında ona soru sordu. Dedi ki: “Hiç kimsenin yanında bir şeyin ilmi yoktur ki Emirü’l-müminin’in yanından çıkmış olmasın. İnsanlar istedikleri yere gitsinler; vallahi iş ancak buradandır.” Eliyle evini işaret etti.
Kafi 1034: Ebû Meryem dedi ki: Ebû Cafer, Seleme b. Kuheyl’e ve Hakem b. Uteybe’ye dedi ki: “Doğuya da gitseniz batıya da gitseniz, biz Ehl-i Beyt’in yanından çıkan bir şey dışında sahih bir ilim bulamazsınız.”
Kafi 1035: Ebû Basîr dedi ki: Bana dedi ki: “Hakem b. Uteybe, Allah’ın ‘İnsanlardan kimi, Allah’a ve ahiret gününe inandık der; hâlbuki onlar iman etmiş değildirler’ buyurduğu kimselerdendir (Bakara 8). Hakem doğuya da gitse batıya da gitse, vallahi ilme ancak Cebrâil’in kendilerine indiği ev halkından ulaşır.”
Kafi 1036: Ebû Basîr dedi ki: Ebû Cafer’e zina çocuğunun şahitliği geçerli olur mu diye sordum. Dedi ki: “Hayır.” Dedim ki: “Hakem b. Uteybe onun geçerli olduğunu iddia ediyor.” Dedi ki: “Allah’ım, onun günahını bağışlama. Allah Hakem’e ne dedi? ‘Şüphesiz o, senin ve kavmin için bir zikirdir’ (Zuhruf 44). Hakem sağa da sola da gitsin; vallahi ilim ancak Cebrâil’in kendilerine indiği ev halkından alınır.”
Kafi 1037: Sellâm b. Saîd el-Mahzûmî dedi ki: Ben Ebû Abdillah’ın yanında otururken Basra halkının abidi Abbâd b. Kesîr ve Mekke halkının fakihi İbn Şureyh onun yanına girdiler. Ebû Abdillah’ın yanında Ebû Cafer’in azatlısı Meymûn el-Kaddâh vardı. Abbâd b. Kesîr ona sordu ve dedi ki: “Ey Ebû Abdillah! Allah’ın elçisi kaç bezle kefenlendi?” Dedi ki: “Üç bezle: iki Suhâr bezi ve bir hibere beziyle. Bürdde azlık vardı.”

Sanki Abbâd b. Kesîr bundan yüz çevirdi. Bunun üzerine Ebû Abdillah dedi ki: “Meryem’in hurma ağacı acve idi ve gökten indi. Onun aslından biten acve olur; düşeninden olan ise başka bir türdür.” Onun yanından çıktıklarında Abbâd b. Kesîr, İbn Şureyh’e dedi ki: “Vallahi Ebû Abdillah’ın bana verdiği bu örneğin ne olduğunu bilmiyorum.” İbn Şureyh dedi ki: “Bu çocuk sana haber verir; çünkü o onlardandır.” Yani Meymûn’u kastetti. Ona sordu.

Meymûn dedi ki: “Sana ne dediğini bilmiyor musun?” Dedi ki: “Hayır, vallahi.” Dedi ki: “O sana kendisini örnek verdi. Sana, kendisinin Allah’ın elçisinin soyundan bir çocuk olduğunu ve Allah’ın elçisinin ilminin onların yanında bulunduğunu haber verdi. Onların yanından gelen şey doğrudur; onların dışından gelen şey ise düşen kırıntıdır.”
https://kutsalayet.de/kafi-1036/,https://kutsalayet.de/kafi-1038/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız