"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi Hücce 82

Kafi 939: Ali b. İbrahim, babasından, o Hammâd b. Îsâ’dan, o Harîz’den, o Zürâre’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah şöyle dedi:

“İmamını tanı. Çünkü onu tanıdığın zaman bu işin öne alınması veya gecikmesi sana zarar vermez.”
Kafi 940: Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den, o Muhammed b. Cumhûr’dan, o Safvân b. Yahyâ’dan, o Muhammed b. Mervân’dan, o Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a Allah’ın şu sözü hakkında sordum: “Her insan topluluğunu imamlarıyla çağıracağımız gün...” (İsrâ 71)

Bunun üzerine şöyle dedi:

“Ey Fudayl, imamını tanı. Çünkü imamını tanıdığın zaman bu işin öne alınması veya gecikmesi sana zarar vermez. Kim imamını tanır, sonra bu işin sahibi kıyam etmeden önce ölürse, onun ordusunda oturmuş kimse konumunda olur. Hayır, hatta onun sancağı altında oturmuş kimse konumunda olur.”

Ravi dedi ki: Onun bazı arkadaşları şöyle dedi:

“Resulullah ile birlikte şehit düşen kimse konumunda olur.”
Kafi 941: Ali b. Muhammed, merfu olarak Ali b. Ebî Hamza’dan, o Ebû Basîr’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a dedim ki:

“Sana feda olayım, ferahlık ne zaman?”

Şöyle dedi:

“Ey Ebû Basîr, sen de dünyayı isteyenlerden misin? Kim bu işi tanırsa, bekleyişi sebebiyle onun için ferahlık gelmiş olur.”
Kafi 942: Ali b. İbrahim, Sâlih b. es-Sindî’den, o Cafer b. Beşîr’den, o İsmail b. Muhammed el-Huzâî’den rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Basîr, ben de işitirken Ebû Abdullah’a sordu ve şöyle dedi:

“Sence ben Kâim’e yetişir miyim?”

Şöyle dedi:

“Ey Ebû Basîr, sen imamını tanımıyor musun?”

O şöyle dedi:

“Evet, Allah’a yemin ederim, o sensin.”

Ve onun elini tuttu. Bunun üzerine şöyle dedi:

“Allah’a yemin ederim ki ey Ebû Basîr, Kâim’in gölgeliğinin altında kılıcına sarılıp oturanlardan olmaman senin için önemli değildir.”
Kafi 943: Arkadaşlarımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed’den, o Ali b. Nu‘mân’dan, o Muhammed b. Mervân’dan, o Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Cafer’i şöyle derken işittim:

“Kim ölür de onun bir imamı olmazsa, onun ölümü cahiliye ölümü olur. Kim de imamını tanıdığı hâlde ölürse, bu işin öne alınması veya gecikmesi ona zarar vermez. Kim imamını tanıdığı hâlde ölürse, Kâim ile birlikte onun çadırında bulunan kimse gibi olur.”
Kafi 944: Hüseyin b. Ali el-Alevî, Sehl b. Cumhûr’dan, o Abdülazîm b. Abdullah el-Hasenî’den, o Hasan b. Hüseyin el-Urenî’den, o Ali b. Hâşim’den, o babasından, o Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle dedi:

“Bizim işimizi beklerken ölen kimseye, Mehdi’nin çadırının ve ordusunun ortasında ölmemesi zarar vermez.”
Kafi 945: Ali b. Muhammed, Sehl b. Ziyâd’dan, o Hüseyin b. Saîd’den, o Fadâle b. Eyyûb’dan, o Ömer b. Ebân’dan rivayet etti. O şöyle dedi:

Ebû Abdullah’ı şöyle derken işittim:

“Alâmeti tanı. Onu tanıdığın zaman bu işin öne alınması veya gecikmesi sana zarar vermez. Allah şöyle buyurur: ‘Her insan topluluğunu imamlarıyla çağıracağımız gün...’ Kim imamını tanırsa, beklenen kişinin çadırında bulunan kimse gibi olur.”
https://kutsalayet.de/kafi-944/,https://kutsalayet.de/kafi-946/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız