"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Buhari Buyu 1

Buhari 2047: Ebû’l-Yemân bize rivayet etti; Şuayb bize rivayet etti; Zührî’den:

Zührî dedi ki: Saîd b. el-Müseyyeb ve Ebû Seleme b. Abdurrahman bana haber verdi ki Ebû Hureyre şöyle dedi:

“Siz, ‘Ebû Hureyre Allah’ın elçisinden çok hadis rivayet ediyor’ diyorsunuz. ‘Muhacirler ve Ensar niçin Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği kadar hadis rivayet etmiyor?’ diyorsunuz.

Muhacir kardeşlerimi çarşılarda alışveriş meşgul ederdi. Ben ise karnımı doyurmak için Resulullaha sıkı sıkıya bağlı kalırdım. Onlar bulunmadığında ben hazır bulunur, unuttuklarında ben ezberlerdim.

Ensardan kardeşlerimi de mallarının işleri meşgul ederdi. Ben ise Suffe ehlinin yoksullarından fakir bir kimseydim; onlar unuttuğunda ben kavrardım.

Resulullah bir konuşma sırasında şöyle buyurmuştu:

‘Bu sözümü bitirinceye kadar kim elbisesini yayar, sonra onu kendine toplarsa, söylediğimi mutlaka bellemiş olur.’

Ben üzerime bir örtü serdim. Resulullah sözünü bitirince onu göğsüme doğru topladım. O günden sonra Resulullahın o sözlerinden hiçbir şeyi unutmadım.”
Buhari 2048: Abdülazîz b. Abdullah bize rivayet etti. İbrahim b. Sa‘d bize rivayet etti, o da babasından, o da dedesinden rivayet etti. Dedi ki: Abdurrahman b. Avf şöyle dedi:

Medine’ye geldiğimiz zaman Allah’ın Elçisi benimle Sa‘d b. er-Rebî‘ arasında kardeşlik kurdu. Bunun üzerine Sa‘d b. er-Rebî‘ şöyle dedi:

“Ben Ensar’ın malca en zengin olanıyım. Malımın yarısını sana paylaştırayım. Ayrıca iki hanımımdan hangisini beğenirsen onun lehine ayrılayım; iddeti bitince onunla evlenirsin.”

Abdurrahman şöyle dedi: “Buna ihtiyacım yok. Ticaret yapılan bir çarşı var mı?”

Sa‘d şöyle dedi: “Kaynukâ çarşısı.”

Abdurrahman sabah erkenden oraya gitti. Oradan keş ve yağ ile döndü. Sonra bu şekilde sabahları gitmeye devam etti. Çok geçmeden Abdurrahman’ın üzerinde sarılık izi olduğu halde geldi. Bunun üzerine Allah’ın Elçisi şöyle dedi: “Evlendin mi?”

O:“Evet” dedi.

Peygamber: “Kiminle?” dedi.

O: “Ensar’dan bir kadınla” dedi.

Peygamber: “Ne kadar mehir verdin?” dedi.

O: “Bir çekirdek ağırlığında altın yahut bir altın çekirdeği kadar” dedi.

Bunun üzerine Peygamber ona şöyle dedi: “Bir koyun ile bile olsa düğün yemeği ver.”
Buhari 2049: Ahmed b. Yûnus bize rivayet etti; Züheyr bize rivayet etti; Humeyd’den; Enes’ten:

Enes dedi ki:

“Abdurrahman b. Avf Medine’ye geldi. Peygamber onu Ensardan Sa‘d b. er-Rabî‘ ile kardeş yaptı. Sa‘d varlıklı biriydi. Abdurrahman’a: ‘Malımı ikiye böleyim, sana da pay vereyim; ayrıca seni evlendireyim’ dedi.

Abdurrahman: ‘Ailene ve malına bereket versin; bana çarşıyı gösterin’ dedi.

Derken geri dönmeden önce kuru yoğurt/kurut ve sade yağ kazandı; onu evine getirdi. Bir süre kaldık—Allah’ın dilediği kadar—sonra Abdurrahman üzerinde sarı bir iz (koku/boya izi) olduğu halde geldi. Peygamber ona:

‘Nedir bu hâl?’ dedi.

Abdurrahman: ‘Ey Allah’ın elçisi, Ensardan bir kadınla evlendim’ dedi.

Peygamber: ‘Ona ne kadar mehir verdin?’ dedi.

‘Bir çekirdek kadar altın’ yahut ‘bir çekirdek ağırlığı kadar altın’ dedi.

Peygamber:

‘Bir koyunla bile olsa düğün yemeği ver’ buyurdu.”
Buhari 2050: Abdullah b. Muhammed bize rivayet etti; Süfyân bize rivayet etti; Amr’dan; İbn Abbas’tan:

İbn Abbas dedi ki:

“Cahiliye döneminde Ukâz, Micenne ve Zü’l-Mecâz pazar yerleriydi. İslam gelince sanki bunlarda (hac mevsimlerinde) ticaret yapmayı günah saydılar. Bunun üzerine hac mevsimlerinde şu ayet indi:

‘Rabbinizden bir lütuf aramanızda size bir günah yoktur.’

İbn Abbas bu ayeti okudu.”
https://kutsalayet.de/buhari-2049/,https://kutsalayet.de/buhari-2051/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız