Süt emme, iki senede gerçekleşir. Süt emmenin haramlığı için şart olan bunun iki senede gerçekleşmesidir. Bu, ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüdür. Nitekim Evzfü, İmam Şafii, İshak, Ebu Yusuf, Muhammed ve Ebu Sevr, bu görüşe sahip olmuşlardır. İmam Malik’ten de buna dair bir görüş gelmiştir. Ondan gelen başka bir görüşte ise: Eğer bir ay daha fazladan emecek olursa, bu da caiz olur, şeklindedir. İki ay olduğuna dair görüş de aktarılmıştır.
Ebu Hanife ise şöyle der: Süt emme, otuz ayda haramlık oluşturur. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer.” (Ahkaf Suresi: 15) Taşınmasının ne şekilde olacağı belirtilmediği için anlaşılıyor ki taşınması sütten kesilmesi halinde söz konusu olmaktadır. Bunun yanında Hz. Aişe, büyüğün süt emmesi sebebiyle bunun haramlık oluşturacağını kabul etmektedir. Şüphesiz bu, Ata, Leys ve Davud’dan da nakledilmiştir.
Hz. Aişe’den şöyle rivayet edilmiştir: “Sehle binti Süheyl Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip: ‘Ey Allah’ın elçisi! Kocam Ebu Huzeyfe’nin, azadlısı Salim’in benim yanıma girmesinden dolayı yüzünde bir hoşnutsuzluk hissediyorum.’ dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Onu emzir.’ buyurdu. Kadın: ‘Kocaman adam olduğu halde onu nasıl emziririm?’ dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm ederek: ‘Ben, onun büyük bir delikanlı olduğunu biliyorum.’ buyurdu.”
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hanımı Ümmü Seleme’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: “Hz. Peygamberin diğer zevceleri, bu tür bir emzirme (yani büyük kimsenin emmesi) ile hiçbir kimsenin huzurlarına girmelerine izin vermemişlerdir. Onlar, Hz. Aişe’ye: ‘Vallahi! Bilmiyoruz. Belki de o, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından herkese değil de sadece Salim’e verilmiş bir ruhsatlı.’ demişlerdir. Bu şekilde süt kardeş olarak ne yanımıza giren oldu ne de biz böyle bir şey gördük.”
el-Muvaffak şöyle demiştir: Bizim lehimize Yüce Allah’ın şu buyruğu gelmiştir: “Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler.” (Bakara Suresi: 233) Süt emzirme süresini tam iki yıl kılmıştır; dolayısıyla daha sonrasında emzirmenin hükme bir etkisinin olmayacağı anlaşılmaktadır.
Hz. Aişe’den nakledildiği üzere, kendisi şöyle demiştir: “Bir defasında yanımda bir erkek varken Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yanıma gelmişti. ‘Ey Aişe, bu kim?’ diye buyurdu. Ben de: ‘Bu, benim süt kardeşimdir.’ dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Süt kardeşlerinizi iyi düşününüz! Çünkü süt hükmü ancak açlıktan dolayı sabit olur.’ buyurmuştur.” Bu hadis hakkında Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
Ümmü Seleme’den rivayete göre, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Süt henüz çocuk sütten kesilmeden, memede iken bağırsaklara ulaşması ve onu doyurması durumunda haram kılıcı olur.”
İşte burada, Ebu Huzeyfe hadisinin ne şekilde yorumlanacağına dair tayini noktasında, onun bu durumunun sadece kendisine has olduğu, başkalarının ise aynı hükme girmemiş olacağıdır. Durum, tıpkı Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in diğer eşlerinin ifade ettikleri gibidir. Ebu Hanife’nin görüşüne gelirsek, bu bir tür zorlamadır, kitabın zahirine ve sahabenin kavline muhalif düşmektedir. Muteber olan “iki sene” emmesi ve onu sütten kesmemesidir. Eğer çocuk iki seneden önce sütten kesilir de sonra bu iki sene içinde süt emzirecek olursa, haramlık meydana gelir. İki seneyi aşmadığı sürece sütten kesecek olur ve sütten kesmeden önce de iki sene sonrasında süt emzirecek olursa, haramlık sabit olmaz.