"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şuara 89

Ancak Allah’a selim bir kalple gelen hariç.

Diyanet Vakfı
Ancak Allaha kalb-i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).

Kurtubi Tefsiri
“Allah’a salim kalb ile gelmiş olanlar müstesna!”

“Allah’a salim kalb ile gelmiş olanlar müstesna.” Buradaki istisna kâfirlerdendir. Yani onların mallarının ve oğullarının kendilerine bir faydası olmaz. Bu istisnanın, cinsinden başkasından olduğu da söylenmiştir. Yani ama

“Allah’a salim kalb ile gelmiş olanlara” kalblerinin selameti dolayısıyla evlatlarının faydası olacaktır. Özellikle kalbin söz konusu edilmesine gelince, buna sebeb kalbin salim olmasıyla diğer azaların da selamet bulmasıdır. Kalb bozulursa, diğer azalar da bozulur. el-Bakara Sûresi’nin baş taraflarında (2/7. âyet, 4. başlıkta) bu hususa dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.

Salim kalb (kalb-i selim)’in ne olduğu hususunda görüş ayrılığı vardır. Şek ve şirkten uzak kalp diye açıklanmıştır. Günahlara gelince, hiç kimse günahlardan kendisini kurtaramaz. Bu açıklamayı Katâde, İbn Zeyd ve müfessirlerin çoğu yapmıştır.

Said b. el-Müseyyeb ise dedi ki: Salim kalb sağlam, sağlıklı kalp demektir ki o da mü’minin kalbidir. Çünkü kâfir ile münafıkın kalbi hastadır. Nitekim yüce Allah:

“Kalplerinde hastalık vardır onların” (el-Bakara. 2/10) diye buyurmaktadır.

Ebû Osman es-Seyyârî dedi ki: Böyle bir kalp bidatlerden uzak ve sünneti huzur ile kabul eden bir kalptir.

el-Hasen dedi ki: Mal ve evlat afetlerinden kendisini kurtarmış kalptir.

Cüneyd dedi ki: Selim sözlükte (zehirli bir hayvan tarafından) sokulmuş demektir. O halde bunun manası o, yüce Allah’ın korkusundan dolayı âdeta sokulmuş gibi olan kalp demektir.

ed-Dahhâk da dedi ki: Salim (selim) kalp, halis kalp demektir.

Derim ki: Bu açıklama genel olarak bütün sözleri bir arada ifade edebilmektedir ve güzel bir açıklamadır. Yani yerilmesi gereken kötü vasıflardan arınmış, buna karşılık güzel vasıflarla bezenmiş kalp demektir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Urve’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Çocuklarım, sakın lanet okuyanlar olmayın. Çünkü İbrahim hiçbir şeye lanet okumadı. Yüce Allah:

“Çünkü o Rabbine selim bir kalp ile gelmişti” (es-Saffat, 37/84) diye buyurmuştur.

Muhammed b. Şîrîn de dedi ki: Selim’kaip, Allah’ın hak olduğunu, kıyâmetin mutlaka kopacağını, yüce Allah’ın kabirdekileri mutlaka dirilteceğini bilmesi demektir.

Müslim’in, Sahih’inde yer alan rivâyete göre Ebû Hüreyre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: “Cennete kalpleri tıpkı kuşlarınkini andıran bir takım kimseler girecektir.” Müslim, IV, 2183.

Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır ya, bununla şunu kastetmektedir: Bu kalpler her türlü günahtan uzak, her türlü kusurdan arınmış olmak bakımından kuşların kalplerini andırır. Bu kalpler dünya işleri nedir, bilmez.

Enes b. Malik’ten de şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Cennet ehlinin çoğunluğu eblehlerdir. ” el-Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, VUI, 79, X, 264, X, 402. Yalnız bu son yerde ravilerinden Sellâme b. Ravh’ın hakkında ihtilâf edildiği kaydıyla. Bu sahih bir hadistir. Bundan maksat ise Allah’a isyandan hiç haberdar olmayan kimselerdir. el-Ezherî dedi ki: Burada “ebleh” tabiatı itibariyle hayırlı olan ve serden gafil, şerri bilmeyen kimse demektir.

el-Kutebî dedi ki: Ebleh kimseler genelde kalplerinde kötü niyetin, kötü düşüncenin hiç bulunmadığı ve insanlara hep hüsn-ü zan besleyen kimselerdir.

https://kutsalayet.de/suara-88/,https://kutsalayet.de/suara-90/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız