"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şuara 199

O, bunu onlara okusaydı, yine de inanmazlardı.

Diyanet Vakfı
198, 199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

Kurtubi Tefsiri
O da onu bunlara okusaydı, onlar yine de ona îman etmezlerdi.

“Eğer Biz onu Arapça bilmeyen” yani ana dili Arapça olmayan

“biri üzerine indirmiş olsaydık. O da onu bunlara” Arapça ile değil de bir başka dille

“okumuş olsaydı, onlar yine îman etmezlerdi” ve biz bunu anlayamıyoruz, derledi. Bunun bir benzeri de yüce Allah’ın:

“Eğer Biz onu Arap dilinden başka (bir dil ile) bir Kur’ân yapsa idik…” (Fussilet, 41/44) âyetidir.”

Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Eğer Biz bu kitabı Arap olmayan birisi üzerine indirmiş olsaydık, büyüklenerek ve kendilerine yedirmedikleri için ona îman etmezlerdi. Bir kişi Arap olsa dahi eğer fasih konuşmuyor ise ona “a’cem ve a’cemi” denilir. Acemi adam ise fasih dahi olsa aslına nisbet edilir. Şu kadar var ki el-Ferrâ’ “a’cemî” anlamında “acem!” denilmesini uygun kabul etmiştir.

el-Hasen “Arapça bilmeyenlerden biri üzerine” şeklinde biri şeddeli, iki “ya” ile nisbet ismi kabul ederek okumuştur. “Arapça bilmeyen(ler)” şeklinde okuyanların kıraatine gelince, bunun ‘in çoğulu olduğu söylenmiş ise de bu uzak bir ihtimaldir. Çünkü müennesi “fe’lâ” vezninden gelen sıfatlar “vav” ve “nun” ile de cem edilmezler. “EliP ve “le’: ile de cem edilmezler. Nitekim (kırmızılar anlamında): da, da denilmez.

Bunun aslının el-Cahderî’nin kıraatinde olduğu gibi; şeklinde olduğu daha sonra ise; nisbet “ya “sının hazfedildiği, böylelikle buna delil teşkil etmek üzere de çoğulunun “ye” ve “nûn” ile yapıldığı da söylenmiştir. Bu açıklamayı Ebû’l-Feth Osman b. Cinnî yapmıştır. Sîbeveyh’in görüsü de budur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/suara-198/,https://kutsalayet.de/suara-200/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız