Caiz olan akitlerden müteşekkil olan şirket, ortaklardan birisinin ölmesi, delirmesi yahut hacr altına alınan sefih olması gibi sebeplerden dolayı iptal olur. Bunun yanında iki taraftan birisinin akdi feshetmesi neticesiyle de iptal olur. Çünkü şirket, caiz bir akit olduğundan -vekâlet gibi- bu durumlarla iptal ve geçersiz olmaktadır.
Ortaklardan birisi ölür ve reşit çağına ermiş bir mirasçısı bulunuyorsa, onun adına şirketi sürdürme hakkı vardır. Bu durumda ortağı ona tasarruf noktasında izin verir. Onun ise taksimat konusunda talep etme hakkı doğar. Şayet o, velisi bulunan durumunda olursa, bu noktada onun adına velisi bunu icra eder; ancak onun maslahat açısından lehine olan şeyi ifa edebilir. Bunun yanında -zikri geçtiği üzere- kendisine özellikle vasiyet bırakılmış kişi de bu minvalde mirasçısı gibi hüküm alır. Yoksullar gibi özellikle vasiyet bırakılmış kimse değilse, bu takdirde vasiyetçisine tasarruf yetkisine izin vermek caiz olmaz. Çünkü bunun zaten o söz konusu yoksullara verilmesi gerekmektedir.
Ölünün, arkasında bıraktığına taalluk eden borcu olursa, borcu eda edene değin varisin şirketi devam ettirmesi söz konusu değildir. Şayet şirketin malıyla olmaksızın borcu kapatacak olursa, şirketi devam ettirmesi gerekir. Şayet onu (şirketin malından) ödemiş olursa, ödediği kadarında şirketi geçersiz olur.