"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şiğar Evliliği

Şiğar evliliği, iki kişinin velisi bulundukları kızlarla birbirleriyle karşılıklı değiş-tokuş yaparak evlenmeleri veya evlendirmeleridir. Şöyle denilmiştir: Bunun “şiğar” diye isimlendirilmesi, köpeğin kendi ayağını kaldırıp, bir pisliğin üzerine işemesinden dolayı söz konusu uygulamanın bu çirkinliğe benzetilmesi sebebiyledir.

Şiğar nikahının fasit oluşu noktasında İmam Ahmed’den farklı görüş gelmemiştir. Bu, aynı zamanda İmam Malik, İmam Şafii ve İshak’ın da kabul ettiği görüştür. Nitekim İbn Ömer’in yaptığı rivayet şöyledir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şiğar’dan menetmiştir.” Buhari ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir. Çünkü bu akitle taraflardan her birisi diğeri için karşılıklı bir ısmarlama yapmış olacağından, bu nikah sahih olmamaktadır. Sanki: “Elbiseni bana sat ki, ben de elbisemi sana satayım.” demiş gibidir.

Ata, Amr b. Dinar, Mekhul, Zühri ve Sevri’den nakledildiğine göre ise bu nikah sahih olup, bu halde sadece tesmiyeyi ifsat eder ve mehr-i misil vermek vacip olur. Bu fasitlik de mehr’den dolayıdır ve bu da nikahı ifsat etmemektedir. Sanki içki ve domuz mehri üzere kadının evlenmesine benzemektedir, nitekim burada da durum aynıdır. (Ama) buradaki fasitliğin, “fasit şart” üzere tevakkuf etmiş olduğu açısından cevap verilmiştir. Buna göre onun: “İkisinden her birisinin mehri, diğerine de ait olur.” demesiyle bunu dememesi arasında bir fark yoktur.

İmam Şafii ise: Kendisi bunu söyler ve bu da her birisi açısından mehir olarak isimlendirilmez, demiştir.

(Ancak) buna hadisteki mutlak ifadeyle cevap verilmiştir. Zira nikahta onlardan birisi diğeriyle evlenmeyi şart koşacak olursa, bu durumda birisi diğerinin mehrine ortak olmayı istemiş olacağından, nikah da fasit olur, sanki bunu diliyle söylemiş gibidir.

Eğer Onlar Bunu Mehir Olarak Tesmiye Eder ve: “Senin kızına mukabil kendi kızımı seninle evlendiriyorum, her ikisinin mehri ise şöyle şöyledir…” derse, İmam Ahmed, bu nikahın sahih olacağını ifade etmiştir. Bu, aynı zamanda İmam Şafii’nin de görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bunu mehir diye isimlendirmiştir; dolayısıyla bu sahih olur, sanki onu şart koşmamış gibi değerlendirilir.

el-Harakl ise hadisteki mutlak ifade sebebiyle bu nikahın sahih olmayacağını belirtmiştir. Nitekim el-Arac’tan rivayet edildiğine göre; “el-Abbas b. Abdullah b. el-Abbas, kızını Abdurrahman b. el-Hakim’e; Abdurrahman da kızını Abbas’a nikahladı. İkisi de mehir verdiler. Bunun üzerine Muaviye, Mervan’a mektup yazıp onların arasını ayırmasını emretti ve mektubunda: “İşte bu Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yasakladığı şiğar’dır.” dedi. Zira birisi nikahını, diğeriyle karşılıklı olarak nikahlamaya şart koşmuş olduklarından, bu nikah da haliyle sahih olmamıştır, hatta mehir tesmiye etmiş olsalar dahi durum aynıdır. Bu gösteriyor ki tesmiyenin söz konusu olmaması akdi ifsat etmiş değildir, buna dair delil ise mufawada nikahıdır. Bu ise akdi ifsat eden şeyin o şart olduğuna delalet etmiş oluyor ki, o da meydana gelmiştir. Mehri tesmiye etmeleri halinde biz, bu nikahın sahih olacağını söylersek eğer, o vakit iki durum mevzu bahistir:

Birincisi: Bu durumda tesmiye ifsat olur ve mehr-i misil vermek vacip olur. Bu, İmam Şafii’nin görüşüdür. Çünkü ikisinden her biri bu tesmiyeden yalnız şart koşmak suretiyle razı olmuşlardır, o vakit bu şart sebebiyle mehir eksiltilmiş olur ki, bu da batıldır. Bu eksikliğin tazmin edilmesini gerekçe gösterdiğimiz zaman da müsemma olan mehir meçhullük arz etmiş ve geçersiz olmuş sayılır.

İkincisi: el-Kadı’nın, “e/-Cômf” eserinde zikrettiği üzere bu durumda müsemma (olan mehri) vermesi vacip olur. Çünkü o, malum olan bir miktarı zikretmiş bulunduğundan, bu haliyle mehir olması uygun düştüğü için, bu da sahih olmuş olur. Sanki: “Yüz dirhemi bana ait olmak üzere seni kızımla bin dirhem mukabilinde evlendirdim.” demesine benzer.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kari-kocadan-birisinin-dinden-donmesi/,https://kutsalayet.de/muta-nikahi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız