Secde etmek, nass (Kur’an ve Sünnet) ile icmâya göre farzdır. Hükmü, tıpkı rükû konusunda geçenler gibidir. Secde yaparken mutmain olmak, namazını kötü kılan adama Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in buyurduğu:
“Sonra secdede iken mutmain bir şekilde secde yap.” buyruğu nedeniyle ana bir rüknü teşkil etmektedir. Buradaki ihtilaf da aynı şekilde rükûdaki mutmainlik konusundaki ihtilafla aynıdır.
Geçtiği üzere tekbir alarak kişi secdeye kapanır ve tekbir alışı ile kapanması aynı zaman diliminde gerçekleşir, bitişi de yine aynı zamanda nihayete erer.
Mezhebimizin meşhur görüşüne göre, secde yaparken elleri kaldırmak müstehap değildir. Kendisinden el-Meymûnî’nin naklettiğine göre ise o, ellerini kaldırırdı.
Doğrusu ise birinci görüştür. Çünkü İbn Ömer, sahih olan bir hadisinde:
“Secdesinde iken ellerini kaldırmazdı…” demiştir.
Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in namaz şeklini niteleyen Ebû Humeyd de secdeyi yaparken O’nun ellerini kaldırdığını zikretmemiştir. Genel olarak gelen hadis-i şerifler, mufassal şekilde gelen hadisleri açıklamaktadır; dolayısıyla bu konuda bir ihtilaf da kalmamış olmaktadır.