Hıyar, Acur/Salatalık ve Patlıcan gibi sebze türü ürünlerden bir şeyi sattığı vakit, bunların yalnızca olgunlaşmış olanlarının satımı caiz olur, henüz olmamış olanlarının satımı ise caiz değildir. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Şafü söylemiştir. İmam Malik ise bunların hepsinin satışının caiz olacağını ifade etmiştir. Çünkü bunların ayrıma tabi tutulmaları zor olduğundan, henüz ortaya çıkmamış olanların, gelişimini tamamlamış olanların hükmüne tabi olacağını, sanki henüz olgunlaşmadan ewel olan ürünlerin, olgunlaşmış ürünlere tabi olması gibi kabul edileceğini belirtmiştir.
Bunların aynı şekilde henüz mevcut olmayan meyveler gibi sayılacağı, dolayısıyla da satımının caiz olmadığı, tıpkı ortaya çıkmamış olan bir ürünü satmaya benzediği, şeklinde cevap verilmiştir. Söz konusu olan ihtiyaç, asıllarının satımı ile oluşur, bir de hurma ağacındaki hurmalar henüz çıkmamış olursa, bunların çıkmış olanlara tabi olarak satılması caiz olmaz, her ne kadar olgunlaşmadan ewel olan ürünler, olgunlaşmış ürünlere tabi olsa da durum böyledir.
el-Kadı der ki: Koparılma şartı olmaksızın ürünleri tekrar tekrar çıkan bu sebzelerin asıl kökleriyle birlikte satımı sahihtir. Bu görüş, Ebu Hanife ve Şafü mezhebine aittir. Bu asılların/köklerin küçük ya da büyük olması arasında bir fark yoktur, meyvesi olsun olmasın fark etmez. Çünkü bundaki asıl ürünüdür ve bu haliyle ağaca benzer. Buna göre onda bulunan meyveyi satacak olursa, görünen meyvesi yetişip olgunlaşana değin bırakılmak suretiyle satıcıya ait olur ancak bunu şart koşması gerekir.
Havuç, Turp ve Soğan gibi yerin altında gizli olan ürünlerin kasdedilip satılması, ancak koparılıp görülünce caiz olur. Bu, Şafü ve Rey ashabının görüşüdür. Çünkü meçhul bir özelliğe sahip olan bir eşya olduğundan vasfı da belli değildir; bu yönüyle hamel (görülmediği halde toplu alıp taşınıp) satılan eşyaya benzer. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), garar (aldatma) satışından men etmiştir. Bu konudaki konu da aldatma sayılır.
İmam Malik, Evzai ve İshak ise bunu mübah görmüşlerdir. Çünkü buna ihtiyaç vardır ve bu yönüyle henüz olgunlaşmadan ewel olan ürünlerin, olgunlaşmış ürünlere tabi olarak satılmasına benzemektedir.
Kasdedilen yeşil dalları ile kökü bulunan Soğan olursa yahut kasdedilen yalnız dalı olursa, evla olan bunun satışının caiz olacağıdır. Çünkü maksat, açık ve görünmektedir, bu yönüyle ağaca da benzer; bu şekilde görünmeyen ürünler de bu satış kapsamına tabi olurlar. Bilinmediğinden dolayı satışa bir zarar da vermez. Tıpkı bir hayvanın hamile olduğu bilinmediği halde satışı gibi kabul edilir.
Şayet daha çok kasdedilen asıl kökleri olursa yerin altındaki ürünün (görünmediği için) satışı caiz olmaz. Çünkü hüküm, çoğunluğa göre verilir. O zaman eşit olmasıyla satış caiz de olmaz. Zira aslolan hepsinde şarta itibar etmektir; halbuki burada açıkçası tabi kılarak maksadın çoğuna dair muteberlik sakıt olmuştur, bu durumda geri kalanı asıl üzere kalır.