"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Savaşmadan önce davet (tebliğ) etmek

Kitap ehline ve Mecusilere karşı direk olarak savaşa girişir ve onlara davet de etmez. Çünkü genelde tebliğ edilmiş olduğundan dolayı -içlerinden çok azı müstesna- onlardan kendisine tebliğ ulaşmamış kimse yok gibidir. Puta tapanlara gelince; kendilerine tebliğ edilmemiş iseler bunlara savaş açılmadan önce davet edilmesi gerekmektedir. Ama onlardan tebliğ edilmiş olanlar varsa, bu takdirde davet edilmeden kendileriyle savaşılır.
İmam Ahmed der ki: Bir defa (İslam) daveti anlatılmış ve neşr-u nema bulmuştur fakat ortada bir topluluk… bulunur da kendisine davet ulaşmamış olursa, davet edilmeden onlarla savaşılması caiz olmaz. Nitekim bu minvalde Bureyde’nin naklettiğine göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir seriyyenin yahut da bir ordunun başına bir kumandan gönderdiği vakit ona kendi nefsi hakkında Allah’tan korkmayı, yine ona yanında bulunan müslümanlar hakkında hayrı tavsiye eder ve şöyle buyururdu: ‘Müşriklerden olan düşmanlarınla karşılaştığınız zaman, onları şu üç yoldan birine çağırınız. Bunlardan hangisinde sana icabet ederlerse onu kabul et ve kendilerini bırak. Onları önce İslam’a davet et, eğer icabet ederlerse (bunu) onlardan kabul et ve kendilerini (serbest) bırak… Eğer İslam’ı kabul etmezlerse onları cizye vermeye çağır. Eğer buna yanaşırlarsa (bunu) onlardan kabul ve kendilerini (serbest) bırak. Eğer kabul etmezlerse artık Allah’tan yardım dileyip onlarla savaş…'”
Muhtemelen bu, davetin neşr-u nema bulmasından ve İslam’ın yayılmasından önceki durumda, (yani) ilk dönemlerde söz konusu olmuştur. Ama bugün, artık İslam (daveti) neşr-u nema bulmuş olduğundan artık savaşta bu şekilde tebliğ etmeye ihtiyaç kalmamıştır.
İbn Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Mustalik oğulları üzerine hayvanlarının suya götürüldüğü bir sırada ani baskın yaptı, savaşanlarını öldürüp diğerlerini esir aldı.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
Saab b. Cesame’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’e Müşrikler üzerine yapılan gece baskınlarında onların aile ve çocuklarının da hedef olduğundan bahsedilerek, bu konudaki hükmü sorulmuştu. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Onlar da müşrikler camiasındandır.’ buyurdu.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
Büreyde hadisindeki “davet” emrinin, müstehap anlamında olacağı ifade edilmiştir. Çünkü bu davetin her halükarda müstehap bir iş olduğu ortadadır. Nitekim Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber günü (Yahudilerle savaşması için) Hz. Ali’ye sancağı teslim ederken, -kendilerine davet ulaştırıldığı halde- savaşa başlamadan evvel onlara tebliğ etmesini emretmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/anne-babanin-cihada-izin-vermesi/,https://kutsalayet.de/kafirlerin-kisimlari/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız