Bir bahçenin meyvesini satacak olur ve ondan bir ya da birkaç sa’ miktarını veyahut bu ölçüde bir yığını istisna koşacak olursa, bu satış caiz olmaz. Bu, Şafii, Evzai, İshak, Ebu Sevr ve Rey ashabının görüşüdür. Çünkü “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) sünya (satışta istisna getirmek)’dan men etmiştir.” Kuşkusuz satılan mal görünmesi suretiyle biliniyor, miktar olarak ise bilinmiyor, istisna ise görme hükmünü değişikliğe uğratır; çünkü görünme hükmünde ne kadar kalacağını bilemeyeceği için bu satış da caiz olmaz.
Ebu’l Hattab ise şöyle demiştir: Bu konu hakkında bunun caiz olacağına dair başka bir görüş de gelmiştir. Bu da İmam Malik’in görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bu minvalde gelen Cabir hadisi şu yöndedir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sünya’dan men etmiştir ancak bilinecek olursa başka…” Bu da bilinen sünya’dır.
Bir hurma ağacını yahut herhangi bir ağacı ayni olarak istisna edecek olursa, satış caiz olur. el-Muvaffak der ki: Bu konuda bir hilaf bilmiyorum. Nitekim koşulan istisna belli olduğundan, söz konusu istisna edilen mal da bilinmeze götürücü değildir. Öyleyse belli olmayan bir ağaç istisna edilecek olursa satış caiz olmaz. Çünkü istisna edilen şey meçhul olunca, geri kalan bakaya da meçhul bir hal alır, o zaman da hem o mal ve hem de istisna meçhul olur, satış da sahih olmaz. Şayet -üçte bir ya da dörtte bir gibi- bir yığından bilinen bir bölümünü ya da bahçenin belli bir kısmını istisna edecek olursa, satış da istisna da geçerli olur. Bu, Şafii mezhebine göredir. Çünkü istisna ve kendisinden istisna edilen şeyin meçhul oluşuna götürmüş olacağından -bir ağacın aynını satmada olduğu gibi- bu akit de sahih olur. Çünkü: “Bu yığının üçte birlik bölümü hariç olmak üzere sana sattım.” demenin manası; “Sana üçte ikisini sattım.” demektir.
Bu konunun hülasası: Satışı yalnız başına geçerli olmayan bir şeyi istisna etmek ya da istisnadan dolayı yalnız kalmış olan başka şeylerin satışı sahih değildir. Buna benzer bir görüşü Ebu Hanife ve İmam Şafii de söylemiştir.