Hayvan bir kimsenin üzerine saldıracak olur, adam da ancak onu öldürmek suretiyle karşı koyabilecek olursa, icma’ya göre (nefsi müdafa’dan dolayı) onu öldürmesi caiz olur. Bunun yanında hayvanın sahibi olsa dahi, hayvanı tazmin etmesi gerekmez. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii ve İshak söylemiştir. Ebu Hanife ve ashabı ise: O vakit hayvanın bedelini tazmin etmesi gerekli olur; çünkü nefsini kurtarmak için başkasına ait olan bir malı telef etmiştir, öyleyse bunu tazmin eder, demişlerdir. Tıpkı zorda kalmış kişinin başkasının yemeğini yemesine benzemektedir, demişlerdir. (Ancak) bunun farklı şeyler olacağı yönünde cevap verilmiştir. Şüphesiz yemek konusuyla zorda kalan başkasının malını telef etmeye mecbur kalmaz, onun suçsuzluğunu yok edecek bir şey ondan sadır olmaz.
Bir kimse başkasının evine (onu öldürmek kasdıyla) izinsiz girerse, o vakit ev sahibinin onu evinden dışarı çıkmasını emretme hakkı vardır. Yanında silah olsa da olmasa da fark etmez. Çünkü o, başkasının mülküne girmekle haddi aşmıştır. Emretmesi halinde adam çıkıp giderse, bu durumda onu dövemez. Çünkü maksat, zaten adamı dışarı göndermek ve evden çıkarmaktır. Emrettiği halde adam çıkmayacak olursa, o vakit onu dışarı çıkartacak darbın en hafif olanıyla işe başlayabilir. Ah vah edip çıkacak olursa, bu esnada -isyan edenlere karşı yapıldığı gibi- onu öldürme hakkı olmadığı gibi arkasından gitmesi de gerekmez. Onu döver ve adam da pes ederse, artık ona sena ile yaklaşmaz zira şerri ona yetmiştir. Öldürmeden başka önleme çaresi yoksa veya öldürmediği takdirde onun kendisini öldüreceğinden korkuyorsa öldürecek veya bir uzvunu koparacak darbeyi o vakit vurabilir. Sakatlama ve öldürmeden dolayı tazmin de gerekmez. Zira -isyan edenlere karşı yapıldığı gibi- şerrini ve kötülüğünü önlemek için yapmıştır. Mutecaviz ev sahibini, öldürmek zaruretiyle karşı karşıya getirmiştir ki, bu kendi kendini öldürmek demektir. Adam, ev sahibini öldürecek olursa, o zaman ev sahibi şehid olmuş olur. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Kim, malı uğrunda ölürse şehiddir.” Buhari ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir.
Bir kimsenin malına yahut canına saldıran her bir kimsenin hükmü, zikri geçen ve izinsiz olarak eve giren adamı dışarı çıkartacak darbın en hafif olanını icra eden kimsenin hükmüyle aynıdır. Bir saldırgan başkasının malına veya canına kasdeder veyahut bir kadınla zorla zina etmek isterse, o vakit saldırganı savmasına yardımcı olması için başkasından yardım alınabilir. Bir hırsız bir kafileye saldıracak olsa, kafile içerisinde olmayan dışarıdan başkasının o hırsızı savması caizdir. Nitekim bu minvalde Enes’ten rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardımcı ol.” buyurmuştur. Çünkü yardımda bulunmazsa o vakit mallar ve canlar telef olup gitmiş olacaktır.