Şüphesiz biz, saf saf dizilenleriz.
Diyanet Vakfı
164, 165, 166. (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allahı tesbih ederiz.
Kurtubi Tefsiri
Muhakkak biz saf saf duranlarız.
“Muhakkak biz saf saf duranlarız” âyeti hakkında el-Kelbî dedi ki: Onların da safları, yerde dünyadakilerin safları gibidir.
Müslim’in Sahih’inde Cabir b. Semura’dan şöyle dediği kaydedilmiştir: Biz mescidde bulunuyor iken Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanımıza çıkıp geldi ve şöyle buyurdu: “Niçin meleklerin Rabbleri huzurunda saf saf durdukları gibi siz de saf saf dizilmiyorsunuz?” Biz: Ey Allah’ın Rasûlü! Melekler Rabbleri huzurunda nasıl saf saf dururlar diye sorduk, şöyle buyurdu: “Onlar ilk safları tamamlarlar ve safta sıkı sıkı dururlar.” Müslim, I, 322; Ebû Dâvûd, I, 177; Nesâî, II, 92; İbn Mace, I, 317; Müsned, V, 101.
Ömer (radıyallahü anh) da namaza kalktığında: Saflarınızı doğru ve düzgün tutunuz. Saflarınızı düzeltiniz. Şüphesiz Allah sizin de, meleklerin Rabbleri huzurunda durdukları gibi durmanızı ister, der, sonra da:
“Muhakkak biz saf saf duranlarız” âyetini okur, ey filan sen geriye git, ey filan sen öne geç der. sonra da kendisi öne geçip tekbir alıp namaza dururdu. Buna dair açıklamalar daha önce el-Hicr Sûresi’nde (15/24. âyet, 1. başlık ve devamında) geçmiş bulunmaktadır.
Ebû Malik dedi ki: İnsanlar dağınık bir şekilde namaz kılıyorlardı. Yüce Allah:
“Muhakkak biz saf saf duranlarız” âyetini indirdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da onlara saf saf dizilmelerini emretti.
en-Nehaî dedi ki: Cebrâîl yahutta bir melek Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a gelip dedi ki: Sen gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar namaz kılıyorsun, şüphesiz ki melekler de namaz kılar ve teşbihte bulunurlar. Semada boş duran hiçbir melek yoktur.
Şöyle de açıklanmıştır: Yani bizler bize verilecek emirleri durup bekleyerek havada kanatlarımızı dizi dizi açmış olarak bekleyenleriz.
Biz Arşın etrafında saf saf dizilenleriz, diye de açıklanmıştır.