"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Rehin bırakılmış köleyi cinayetle ortadan kaldırmak

Rehin verilmiş köle cinayete maruz kalırsa, bu noktadaki hasım efendisi olur; çünkü köleye malik olan odur. Mülküne karşı cinayet işlendiğinden vacip olan diyet onun hakkıdır. Rehin alana ise ancak bu husustaki vesika (güvence) vardır. Bunu, İmam Şafii ve başkası söylemiştir.
Şayet karşılıklı talepleşmeyi reddeder, erteler yahut da başta gaip olur da bunu men etmiş olursa bu durumda rehin alanın bu hususta talep hakkı vardır. Çünkü onun hakkı, bunun mucibine bağlıdır. Sonra söz konusu olan cinayetten dolayı kısas gerekli olursa, efendinin kısas hakkı vardır. Kısas isteyecek olursa, o zaman ikisinin en az kıymetine göre kölenin kıymetini diğerinden olmak üzere alır ve onun yerine rehin olarak sayar. Bu, İshak’ın görüşüdür. Zira rehinin telef edilmesi sebebiyle hak sahibi olduğu malı telef etmiş sayılır; dolayısıyla da kıymetini borçlanmış oldu. Sanki cinayetin mal hakkındaki mucibi gibi kabul edilir. Biz iki kıymetten en azını (burada) vacip saydık; çünkü rehin alanın hakkı ancak mali konulara bağlıdır, bunun yanında mal noktasında vacip olan ise iki kıymetten en azı olandır. Zira rehin (kıymet olarak) daha az olursa, kıymetinden daha fazlasını almak vacip olmaz. Caninin kıymeti daha az olursa, onun da kıymetinden fazlasını almak vacip olmaz.
Anlaşılan şu ki ona bir şey (ödemesi) vacip olmaz. Bu, Şafii mezhebine aittir. Çünkü cinayet sebebiyle mal gerekli olmamıştır; aynı şekilde hiçbir halde bunu hak etmemiştir de, öyleyse rehin verenin, rehin alan kişi için mal kesp etmesi gerekmez. Şayet mal sebebiyle onu affedecek olursa, bu affedişi geçerli olur ve zikri geçtiği üzere iki kıymetten en azını da vermesi vacip olur.
Ama cinayet, eğer mal vermeyi gerektirecek türde olursa yahut kısas için mucip cinayetten dolayı affetmek suretiyle mal sabit olursa, o zaman bu hem rehin veren ve hem de rehin alan kimse hakkına taalluk eder. Bu durumda -telef edilen eşyaların değerleri gibi- beldenin genel nakdi göz önünde bulundurulur. Şayet rehin veren bu malı affedecek olursa bunun hakkında el-Kadı (İyaz): Rehin verenin hakkı düşer ama rehin alanınki düşmez, demiştir.
Ebu’l Hattab ise: Mutlak olarak affetme geçerli olur, rehin verenden de rehin sayılan o şeyin bedeli alınır, demiştir.
İmam Şafii ise: Asli itibariyle affetmek geçerli olmaz; çünkü rehin alanın hakkı buna bağlıdır, dolayısıyla da affetmesi geçerli sayılmaz. Bizzat o rehin yahut sanki rehini hibe etmiş veyahut da öfkelenmiş de ardından öfkesini yenip affetmiş kimse gibi kabul edilir.
el-Muvaffak: Bu, nazar cihetinden en sahih olan görüştür, demiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/rehin-birakilmis-kolenin-cinayeti/,https://kutsalayet.de/rehin-yahut-tazmin-eden-sartina-bagli-olan-alisveris/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız