"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Rahman 55

O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?

Diyanet Vakfı
Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Kurtubi Tefsiri
O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

“Astarları kalın ipekten döşemelere yaslanmışlar olarak” âyetindeki;

” Yaslanmışlar olarak” lâfzı hal olarak nasbedilmiştir. ” Döşemeler” lâfzı ‘in çoğuludur, Ebû Hayve “re” harfini sakin olarak; diye okumuştur.

“(…………): Astarları” lâfzı da, çoğuludur. Bu da yüzün altındaki kumaşa denilir,

“Kalın ipek” demektir.

Yani yere temas eden astarlan bu şekilde olursa, yüzünün nasıl olacağını var sen düşün. Bu açıklamayı İbn Abbâs ve Ebû Hüreyre yapmıştır. Said b. Cubeyr’e; Astarlar kalın ipekten olursa ya yüzler nedendir? diye sorulmuş, o da şu cevabı vermiştir: Bu da yüce Allah’ın:

“Onlara o işlediklerine mükâfat olmak üzere gözleri aydınlatan ne nimetler gizlendiğini hiçbir kimse bilemez” (es-Secde, 32/17) âyetinde sözü edilenler cümlesindendir.

İbn Abbâs dedi ki: Yüce Allah size bu döşemelerin astarlarını anlattı ki, kalpleriniz onları tasavvur edebilsin. Yüzlerine gelince, bunları Allah’tan başkası bilemez.

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan rivâyet edilen haberde belirtildiğine göre o şöyle buyurmuştur: “O döşemelerin yüzleri ise parıldayan bir nurdur. ” Yakın manada: Ebû Nuaym, Hilyetu’l-Evliyâ, IV, 286.

el-Hasen’den rivâyete göre o şöyle demiştir: Astarları kalın ipekten, yüzleri ise katılaşmış nurdandır. Yine el-Hasen’den rivâyete göre:

“Astarlar” bizzat yüzler demektir. Bu aynı zamanda el-Ferrâ”nın da görüşüdür. Bu görüş Katade’den de rivâyet edilmiştir. Çünkü Araplar yüze de astar derler. Mesela: “Bu semanın yüzüdür, bu semanın astarıdır” diye bizim gördüğümüz semanın yüzünü sözkonusu ederler. Ancak İbn Kuteybe ve başkaları bunu kabul etmeyerek şöyle derler: Böyle bir anlatım ancak herbir tarafı birtakım kimselerce görülen ve iki tarafı da birbirine eşit iki yüzü bulunan şeyler hakkında sözkonusu olabilir. Senin ve başkalarının arasında bulunan duvar gibi. Semanın durumu da İşte buna göredir.

“Her iki cennetin de toplanışı yakındır” âyetindeki:

“Toplanış” ağaçtan toplanan mahsuller demektir. Toplanılan her şey hakkında: “O bize toplanan güzel bir mahsul getirdi” denilir. ” Toplanmış meyve” denilir ki bu da “fail” vezninde olup, toplanması zamanını ifade eder. Şair de şöyle demiştir;

“İşte bu benim topladıklarım ve onların en güzelleri onun ağzında,

Oysa her mahsul toplayanın eli kendi ağzında.”

“Cim” harfi kesreli olarak; diye de okunmuştur. “Yakın” demektir.

İbn Abbâs dedi ki; Ağaç dallarını o kadar yakınlaştırır ki Allah’ın dostu dilerse ayakta, dilerse otururken, dilerse de yatarken bunun meyvesini toplayabilir, Uzaklık ya da daldaki bir diken, elini geri çekmesine sebep olmaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/rahman-54/,https://kutsalayet.de/rahman-56/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız