Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatta olsun, olmasın bu pay, kendisine ait ganimet payıdır. Aynı şekilde ganimetin beşte birinden pay alan diğerleri de hayatta olsunlar, olmasınlar bu paya hak sahibidirler. Nitekim Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bu pay hakkında dilediği gibi tasarrufta bulunmuştur. Vefat ettikten sonra halifelik görevini üstlenen Hz. Ebu Bekir de, bu hisseden dolayı bir eksiltme yapmamıştır. Bu, İmam Şafii’nin görüşüdür.
Bir topluluk, Hz. Peygamber’in vefatıyla bu payın düşeceğini ve diğer beşte bir sahiplerine dağıtılacağını, çünkü artık ona ortak olmadıklarını söylemiştir. Başka bir topluluk ise bu payın mücahidlere ait olduğunu, çünkü ganimeti onların kazandığını söylemiştir. Bir başka grup da bu payın Hz. Peygamber’den sonraki halifeye ait olacağını ileri sürmüştür.
Doğru olan görüş, bu payın baki olduğudur. Müslümanların ihtiyaçları ve maslahatları için kullanılır. Ancak imam, yani devlet başkanı, Hz. Peygamber’in vekili olarak bunu uygun gördüğü yere sarf edebilir. Nitekim Hz. Ebu Bekir: “Allah’ın Resulü’nün yaptığı bir işi yapmaktan ben de geri durmam.” demiştir.