Öldürme kefaretinin temeli Yüce Allah’ın şu buyruğudur:
“Hata ile bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azad etmesi gereklidir.” (Nisâ Suresi, 92)
İlim ehlinin ittifakına göre hataen (yanlışlıkla) cana kıyan bir kimseye kefaret vaciptir. Bu hüküm, maktul ister erkek ister kadın olsun, ister çocuk ister yetişkin olsun, fark etmeksizin geçerlidir. Aynı şekilde, öldürme fiili doğrudan gerçekleştirilmiş olsun yahut ölüm bir sebebe bağlı olarak gerçekleşmiş olsun, yine fark etmez. Bu görüş, İmam Mâlik ve İmam Şâfiî’ye aittir. Çünkü ölüme sebebiyet vermek, tazmin bakımından doğrudan öldürmeye denktir; dolayısıyla kefaret konusunda da aynı şekilde değerlendirilir.
Ebu Hanîfe ise şöyle demiştir: Sebebiyet verme yoluyla ölüm gerçekleşmişse kefaret vacip olmaz. Zira bu, doğrudan öldürmek anlamına gelmez. Ancak bu görüşe, “bu durumun da öldürmeye benzemesi nedeniyle mümkün olmayacağı” şeklinde cevap verilmiştir.