Ve dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Ved’i, Suvâ‘ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i de asla bırakmayın.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve kalu (ve dediler ki): la tezerunne (sakın bırakmayın) alihetekum (ilahlarınızı), ve la tezerunne (ve sakın bırakmayın) Vedden (Vedd’i), ve la Suva’an (Suva’ı), ve la Yeğuse (Yeğus’u), ve Ye’uka (Ye’uk’u), ve Nesra (ve Nesr’i).
Mukatil Tefsiri
Onların bu büyük sözlerinden biri de zayıf kimselere şöyle demeleriydi: İlahlarınıza kulluğu bırakmayın. Vedd’e kulluğu bırakmayın. Suvâ’a kulluğu bırakmayın. Yeğûs’a kulluğu bırakmayın. Yeûk’a kulluğu bırakmayın. Nesr’e kulluğu bırakmayın. Bunların hepsi onların tapındıkları putların ve ilahların isimleriydi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Nuh’un kavmi hakkında verdiği haberi aktararak onların şöyle dediklerini bildirir:
“İlahlarınızı bırakmayın; Ved’i, Suvâ‘ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i de terk etmeyin.”
Rivayet edildiğine göre bunlar başlangıçta Âdemoğullarından birtakım kimselerdi. Sonradan kavimlerinin tapındığı ilahlar hâline geldiler.
Muhammed b. Kays şöyle demiştir:
“Bunlar Âdemoğullarından salih kimselerdi. Kendilerine uyan taraftarları vardı. Öldüklerinde onları örnek alanlar şöyle dediler: ‘Onların suretlerini yapsak, onları hatırladığımızda ibadete daha istekli oluruz.’ Bunun üzerine onların suretlerini yaptılar. Daha sonra o nesil de öldü. Ardından gelen nesillere İblis sokuldu ve şöyle dedi: ‘Onlar bunlara tapıyorlar ve yağmur bunların sayesinde indiriliyordu.’ Bunun üzerine insanlar onlara tapmaya başladılar.”
İkrime şöyle demiştir:
“Âdem ile Nuh arasında on nesil vardı ve onların hepsi İslam üzereydi.”
Başka müfessirler ise bunların doğrudan Nuh kavminin taptığı putların isimleri olduğunu söylemişlerdir.
Katâde şöyle demiştir:
“Ved, Dûmetü’l-Cendel’de Kelb kabilesinin putuydu. Suvâ‘, Riyât bölgesinde Hüzeyl kabilesinin putuydu. Yeğûs, Sebe tarafındaki Cürf mevkiinde bulunan Murad kabilesinden Benî Ğutayf’ın putuydu. Yeûk, Hemdân kabilesinin putuydu. Nesr ise Himyer’den Zü’l-Kelâ‘ın putuydu. Bu ilahlar önce Nuh kavmi tarafından tapınılan ilahlardı; daha sonra Araplar da onları benimsediler. Allah’a yemin olsun ki bunlar sadece bir tahta, bir çamur parçası veya bir taştan ibaretti.”
Katâde’den gelen başka bir rivayette de:
“Bunlar önce Nuh kavminin taptığı ilahlardı, daha sonra Araplar onları benimsediler. Ved Kelb’in, Suvâ‘ Hüzeyl’in, Yeğûs Murad’dan Benî Ğutayf’ın, Yeûk Hemdân’ın ve Nesr de Himyer’den Zü’l-Kelâ‘ın ilahı oldu” denilmiştir.
İbn Abbas şöyle demiştir:
“Bunlar Nuh zamanında tapılan putlardı.”
Dahhâk da:
“Bunlar Nuh döneminde tapılan putlardı” demiştir.
Başka bir rivayette Dahhâk:
“Bunlar Yemen’de bulunan ilahlardı” demiştir.
İbn Zeyd ise:
“Bunlar onların tapındıkları ilahlardı” demiştir.
Ayette geçen “Ved” kelimesinin kıraati konusunda kıraat âlimleri arasında farklı okuyuşlar vardır. Medine kıraat imamlarının çoğu kelimeyi “Vüdd” şeklinde, Kûfe ve Basra kıraat imamlarının çoğu ise “Vedd” şeklinde okumuştur. Taberî’ye göre her iki okuyuş da meşhur kıraatlerdendir ve hangisiyle okunursa okunsun doğrudur.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…