Onlar, kendilerinin inkâr ettiği gibi sizin de inkâr etmenizi ve böylece kendileriyle eşit olmanızı isterler. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinin.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Veddû (isterler) lev (keşke) tekfurûne (inkâr etseniz) kemâ (nasıl ki) keferû (inkâr ettiler) fe tekûnûne (olursunuz) sevâen (eşit) fe lâ (o halde sakın) tettehizû (edinmeyin) minhum (onlardan) evliyâe (dostlar) hattâ (nihayet) yuhâcirû (hicret edene kadar) fî sebîlillâh (Allah yolunda) fe in (eğer) tevellav (yüz çevirirlerse) fe huzûhum (yakalayın onları) vaktulûhum (ve öldürün onları) haysu (nerede) vecedtumûhum (bulursanız) ve lâ (ve edinmeyin) tettehizû (edinmeyin) minhum (onlardan) veliyyen (dost) ve lâ (ve) nasîrâ (yardımcı)
Mukatil Tefsiri
Sonra Allah Teâlâ o dokuz kişi hakkında şöyle buyurdu: “İstediler ki kendileri inkâr ettikleri gibi siz de inkâr edesiniz de onlarla eşit olasınız.” Yani sizin de onlar gibi küfür üzere olmanızı arzu ederler.
“Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin”; yani Medine’deki hicret yurduna hicret edinceye kadar.
“Eğer yüz çevirirlerse”; yani hicret etmeyi reddederlerse, “onları yakalayın”; yani esir alın. “Ve bulduğunuz yerde öldürün”; yani yeryüzünde nerede bulursanız, ister harem bölgesinde ister dışında. “Onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinin”; yani onları dost ve yardımcı kabul etmeyin.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın şu buyruğunun anlamı şöyledir: “Onlar, kendilerinin inkâr ettiği gibi sizin de inkâr etmenizi isterler.” Yani ey müminler! Hakkında iki gruba ayrıldığınız bu münafıklar, sizin de Rabbinizin birliğini ve Peygamberiniz Muhammed’i tasdiki inkâr etmenizi temenni ederler. “Kendilerinin inkâr ettiği gibi” buyruğu, onların da bunu inkâr etmiş olduklarını ifade eder. “Böylece eşit olmanızı isterler.” Yani sizin de kendileri gibi kâfir olmanızı ve Allah’a ortak koşma hususunda onlarla aynı seviyeye gelmenizi arzu ederler.
“Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin.” Yani onlar şirk diyarından çıkıp, Allah’a ortak koşan kimselerin bulunduğu yeri terk ederek İslâm yurduna ve Müslümanların arasına gelinceye kadar onları dost edinmeyin. “Allah yolunda” buyruğu, Allah’ın dini uğrunda ve O’nun yolunu istemek maksadıyla hicret etmeleri anlamındadır. O zaman sizin gibi olurlar ve sizin hükmünüze dâhil olurlar.
İbn Abbas’tan şu rivayet edilmiştir: “Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin.” buyruğu, “Sizin yaptığınız gibi yapıncaya kadar” demektir. Buradaki maksat Allah yolunda hicret etmeleridir.
“Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinin.” buyruğunun tefsiri şöyledir:
Yüce Allah bununla şöyle buyurmaktadır: Eğer bu münafıklar Allah’a ve Resûlü’ne iman etmeyi terk eder, şirk yurdundan İslâm yurduna hicret etmekten, küfürden İslâm’a yönelmekten yüz çevirirlerse, ey müminler, onları yakalayın ve Allah’ın arzının neresinde bulursanız öldürün. İster kendi memleketlerinde ister başka yerlerde olsunlar, onları nerede ele geçirirseniz öldürün.
“Onlardan bir dost edinmeyin.” Yani işlerinizi üzerine alacak, size bağlılık gösterecek bir yakın dost edinmeyin. “Bir yardımcı da edinmeyin.” Yani düşmanlarınıza karşı size yardım edecek bir destekçi kabul etmeyin. Çünkü onlar kâfirdirler; size zarar vermekte kusur etmezler ve sizin sıkıntıya düşmenizi isterler.
Bu haber, müminlerin hakkında ihtilafa düştüğü kimselerin gerçekten münafık olduklarını açıklamakta ve onları savunanları bu savunmadan sakındırmaktadır. Müfessirler de bu ayeti bu şekilde açıklamışlardır.
İbn Abbas’tan şu rivayet edilmiştir: “Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve öldürün.” buyruğu, “Eğer hicretten yüz çevirirlerse onları yakalayın ve öldürün.” anlamındadır.
Süddî ise şöyle demiştir: “Onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün.” buyruğu, “Küfürlerini açıkça ortaya koyarlarsa, onları nerede bulursanız öldürün.” demektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…