Artık dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fel yukâtil (o halde savaşsın) fî sebîlillâh (Allah yolunda) ellezîne (o kimseler ki) yeşterûne (satarlar) el-hayâte (dünya hayatını) ed-dünyâ (dünya) bi’l-âhireti (ahiret karşılığında) ve men (ve kim) yukâtil (savaşırsa) fî sebîlillâh (Allah yolunda) fe yuktel (ve öldürülür) ev (ya da) yaglib (galip gelirse) fe sevfe (yakında) nu’tîhi (ona vereceğiz) ecran (bir mükâfat) azîmâ (büyük)
Mukatil Tefsiri
“Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar.” “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse”; yani Allah yolunda şehit edilir yahut düşmanına üstün gelirse, “ona büyük bir mükâfat vereceğiz”; yani cennette büyük bir sevap vereceğiz. Bu ayet, bazı kimselerin Peygamber’e, “Savaşırsak öldürülürüz de öldürmez miyiz?” demeleri üzerine nazil olmuştur. Allah Teâlâ bu ayette hem şehit olanları hem de galip gelenleri sevapta ortak kılmıştır.
Taberi Tefsiri
Bu ayet, Allah’ın müminleri kâfirlerden olan düşmanlarına karşı cihada teşvik etmesidir. İster galip gelsinler ister mağlup olsunlar, Allah düşmanlarıyla savaşmaları için onları özendirmektedir. Ayrıca müşriklere karşı cihat edenlerin yanında münafıkların durumlarına aldırmamalarını emretmektedir. Çünkü onların cihadı, ister galibiyetle ister mağlubiyetle sonuçlansın, Allah katında yüksek bir mertebeye sahiptir.
Yüce Allah onlara şöyle buyurmaktadır: “Allah yolunda savaşsınlar.” Yani Allah’ın dini uğrunda, insanları ona davet etmek için ve Allah’a karşı inkâr içinde bulunanları O’nun emrettiği dine girmeye çağırmak için savaşsınlar.
“Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar” ifadesiyle kastedilenler, dünya hayatlarını ahiretin sevabı ve Allah’ın itaat edenlere vaat ettiği mükâfat karşılığında verenlerdir. Dünya hayatını ahiret karşılığında satmaları; Allah’ın rızasını kazanmak için mallarını harcamaları, düşmanlarına karşı emredilen cihadı yerine getirmeleri ve bu uğurda canlarını ortaya koymalarıdır.
Yüce Allah daha sonra onların bu davranışlarının karşılığını haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.” Yani kim Allah’ın dinini ayakta tutmak ve Allah’ın kelimesini yüceltmek için Allah düşmanlarıyla savaşır da öldürülür, yani Allah düşmanları tarafından öldürülür veya onlara galip gelip zafer kazanırsa, ona ahirette büyük bir sevap ve büyük bir mükâfat vereceğiz.
Yüce Allah’ın “büyük” diye nitelendirdiği bu mükâfatın miktarını kulların bilmesi mümkün değildir.
Daha önce Arap dilinde “şerâ” fiilinin en yaygın anlamının “satmak” olduğunu açıklamıştık.
Muhammed b. Hüseyin bana rivayet etti, dedi ki: Ahmed b. Mufaddal bize rivayet etti. Esbât, Süddî’den nakletti. Süddî, “Artık dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar” ayeti hakkında şöyle dedi: “Yani dünya hayatını ahiret karşılığında satarlar.”
Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi. İbn Zeyd şöyle dedi: “Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar” ayetindeki “yeşrûne” kelimesi ‘satar’ anlamındadır. ‘Yeşrî’ hem satmak hem de almak anlamında kullanılabilir. Fakat akılsızlar dünyayı ahiret karşılığında satmışlardır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…