Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadakayı emreden, iyiliği tavsiye eden veya insanların arasını düzelten kimsenin gizli konuşması bunun dışındadır. Kim bunu Allah’ın rızasını isteyerek yaparsa, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Lâ (yoktur) hayra (bir hayır) fî kesîrin (çoğunda) min نجvâhum (gizli konuşmalarının) illâ (ancak) men (kim) emera (emrederse) bi sadakatin (bir sadaka) ev (ya da) ma’rûfin (iyilik) ev (ya da) islâhin (düzeltme) beyne’n-nâsi (insanlar arasında) ve men (ve kim) yef’al (yaparsa) zâlike (bunu) ibtigâe (arayarak) mardâti (rızasını) llâh (Allah’ın) fe sevfe (yakında) nu’tîhi (ona vereceğiz) ecran (bir mükâfat) azîmâ (büyük)
Mukatil Tefsiri
Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur.” Burada Tu‘me meselesi hakkında gizlice konuşan Kays b. Zeyd, Kinâne b. Ebî’l-Hakîk ve Ebû Râfi‘ kastedilmektedir. Bunların hepsi Yahudilerdendi. Sonra Allah istisna yaparak şöyle buyurdu: “Ancak sadaka vermeyi, iyiliği veya insanlar arasında barışı emreden kimsenin konuşması müstesnadır.” Buradaki “iyilik”ten maksat borç vermektir. “Kim bunu Allah’ın rızasını arayarak yaparsa, ona büyük bir ecir vereceğiz”; yani büyük bir mükâfat vereceğiz.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette şöyle buyurmaktadır: İnsanların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka verilmesini emreden, iyiliği tavsiye eden veya insanlar arasında barışı ve uzlaşmayı sağlayan kimselerin gizli konuşmaları bunun dışındadır.
“İyilik”ten maksat, Allah’ın emrettiği veya teşvik ettiği bütün hayır ve iyilik işleridir.
“İnsanların arasını düzeltmek” ise birbirinden uzaklaşmış veya çekişme içinde bulunan kimselerin, Allah’ın izin verdiği yollarla barıştırılması, aralarındaki anlaşmazlığın giderilmesi ve Allah’ın emrettiği birlik ve kaynaşmaya yeniden dönmelerinin sağlanmasıdır.
Daha sonra yüce Allah, bu davranışları yapanlara vereceği mükâfatı haber vererek şöyle buyurmuştur:
“Kim bunu Allah’ın rızasını isteyerek yaparsa, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.”
Yani kim sadaka verilmesini emreder, iyiliği tavsiye eder veya insanlar arasında barışı sağlarsa ve bunu Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yaparsa, Allah ona bu davranışlarının karşılığı olarak büyük bir mükâfat verecektir.
Allah’ın “büyük” olarak nitelendirdiği bu mükâfatın büyüklüğünün sınırını O’ndan başka hiç kimse bilemez.
Dil âlimleri, “Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadakayı emreden kimse hariç” ifadesindeki istisnanın anlamı üzerinde farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Basra dilcilerinden bazıları bunun, “Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadakayı emreden kimsenin gizli konuşmasında hayır vardır” anlamına geldiğini söylemişlerdir. Buna göre “kimse” ifadesi, “onların gizli konuşmaları” ifadesine bağlı kabul edilir. Ancak Arap dili âlimleri bu yorumu doğru bulmamışlardır. Çünkü bu tür bir kullanımda istisna edatı, söz konusu zamire doğrudan bağlanmaz.
Kûfe dilcilerinden bazıları ise “kimse” ifadesinin farklı i‘rab şekillerinde değerlendirilebileceğini söylemişlerdir. Buna göre anlam, “Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadaka verilmesini emreden kimselerde hayır vardır” şeklindedir. Bu yorumda “gizli konuşma” kelimesi, gizlice konuşan insanlar topluluğu anlamında kullanılmıştır. Nitekim Kur’an’da “Üç kişinin gizli konuşması olmaz ki O onların dördüncüsü olmasın” (Mücâdele 7) ve “Onlar kendi aralarında gizli konuşuyorlardı” (İsrâ 47) ifadelerinde de benzer kullanım bulunmaktadır.
Bir başka görüşe göre ise burada istisna, kopuk istisna türündendir. Buna göre anlam, “Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; fakat sadakayı emretmek, iyiliği tavsiye etmek ve insanların arasını düzeltmek hayırlıdır” şeklinde olur.
Ebû Ca‘fer et-Taberî’ye göre bu görüşler içinde en doğru olanı, “kimse” ifadesinin “gizli konuşanlar” anlamındaki topluluğa bağlanmasıdır. Buna göre “gizli konuşma” kelimesi, gizlice konuşan kimseler topluluğu anlamında kullanılmıştır; tıpkı “sarhoşlar”, “yaralılar” ve “hastalar” anlamı veren benzer Arapça kalıplar gibi.
Bu durumda ayetin anlamı şöyle olur:
“Ey Muhammed! İnsanlardan gizlice konuşanların çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka verilmesini emreden, iyiliği tavsiye eden veya insanlar arasında barışı sağlayan kimselerde hayır vardır.”
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…