Rahimden yarılarak doğan çocuk için ne temizlik günleri ne de arınma günleri hesaplanır ve kurban yükümlülüğü de yoktur. Rabbi Şimon ise onun doğmuş sayıldığını söyler.
Kadınlar dış odada kan gördüklerinde de kirli sayılırlar, çünkü “bedeninden kan akarsa” (Levililer 15:19) ifadesi bunu belirtir. Ama cünüp olan erkek ve meni boşalan adam, ancak akıntıları beden dışına çıkarsa necis sayılır.
Teruma (kutsal pay) yiyen biri organlarında sarsıntı hissettiğinde, cinsel organını tutarak terumayı yutar. En küçük miktar —hardal tanesi kadar bile olsa— bulaşma oluşturur.
Bir günlük kız bebek, hayız gördüğünde kirletir. On günlükse akıntı görerek zava olur. Bir günlük erkek bebek ise zava olur, cilt hastalığı bulaştırır, ölüyle temasla kirlenir, yibum yapmaya zorunlu olur, başkalarını yibumdan muaf eder, teruma yedirir, terumadan men eder, miras alır ve miras bırakır. Onu öldüren biri sorumlu olur. O, anne babası ve akrabaları için eksiksiz bir damat gibidir.
Üç yıl bir günlük bir kız, cinsel ilişkiyle evlenebilir. Yevam (evlenme yükümlülüğü olan adam) onunla ilişkiye girerse, onu kazanır. Kocası sayılır ve zina hükmüne girer. İlişkiye girdiği adamı kirletir; onun altındaki döşeği üstü gibi necis kılar. Bir kohene nikahlanırsa teruma yiyebilir. Paslı biri onunla ilişkiye girerse, kohenlikten düşer. Yasak ilişkilerden biri onunla birlikte olursa, cezalandırılır, ama kız kendisi ceza almaz. Daha küçükse, göze parmak sokmak gibidir.
Dokuz yıl bir günlük bir erkek, yevamıyla evlenirse onu kazanır ama büyümeden boşanamaz. Nida olanla ilişkiye girerse, onunla döşeği alt üst kirletir. Terumadan men eder ama teruma yediremez. Kurbanlık hayvanı geçersiz kılar, hayvan onun yüzünden taşlanır. Yasak ilişkiyle birleşirse, karşı taraf cezalandırılır ama kendisi cezadan muaftır.
On bir yıl bir günlük bir kızın adakları incelenir. On iki yıl bir günlük olunca geçerli sayılır. On iki boyunca incelenir. Erkek için bu sınırlar on iki yıl bir gün ve on üç yıl bir gündür. Öncesinde, “kimin için adadık, kime adadık” deseler bile geçersizdir. Sonrasında, “bilmiyoruz” deseler bile geçerli sayılır.
Bilgeler kadının gelişimini üç evreye benzetmiştir: “paga”, “bohal” ve “tsemelet”. Paga —çocukluk— dönemidir. Bohal —gençlik— dönemidir. Bu iki evrede babası onun eşyasına, işine ve adaklarına hükmeder. Tsemelet —ergenlik sonrası— evredir ve artık babasının hükmü yoktur.
Bu evrelerin belirtileri: Rabbi Yose ha-Glili, göğüs altındaki kırışıklık oluşmasını söyler. Rabbi Akiva, memelerin eğilmesini. Ben Azai, meme ucunun kararmasını. Rabbi Yose ise, biri parmağını bastığında iz bırakmasını.
Yirmi yaşına gelip de iki kıl çıkarmamış bir kız, yirmi yaşında olduğunu kanıtlarsa, “aylonit”tir (doğurganlığı olmayan kadın). Ne halitse yapar ne de yibum. Aynı şekilde, yirmi yaşındaki erkek iki kıl çıkarmamışsa ve bunu kanıtlarsa, “sarîs”tir (kısır erkek), o da halitse yapmaz ve yibum yapmaz. Bunlar Beit Hillel’in sözleridir. Beit Şammai, her ikisinin de on sekiz yaşında belirlenmesini söyler. Rabbi Eliezer ise, erkek için Beit Hillel’in, kadın için Beit Şammai’nin görüşünü benimser; çünkü kadın ergenliğe erkekten önce erişir.