Allah’tan başka onu açacak yoktur.
Diyanet Vakfı
Onu (vaktini) Allahtan başka açığa çıkaracak yoktur.
Kurtubi Tefsiri
Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yok.
“Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yok.” Yani kıyâmeti Allah’tan başka sonraya bırakacak ya da Öne alacak kimse yoktur.
“Açığa çıkaran” âyetinin açığa çıkmak anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani Allah’tan başka kimse onu açığa çıkarmaz, onun üstündeki örtüyü kaldırmaz.
Bu durumda
” Açığa çıkaran” mastar anlamında bir isim olup sonundaki “he” (müenneslik te’si) tıpkı: “Akıbet, afiyet, musibet, bakiyet” kelimelerinin sonlarındaki “he”ye (müenneslik te’sine) benzemektedir. Arapların: “Filanın bakiyeti (kalıcılığı) yoktur” demeleri de bunun gibidir. Kimse bunu geri çeviremez demektir, diye de açıklanmıştır. Yani kıyâmet kopacak olursa, onların ilahlarından hiçbirisi onu önleyemez ve Allah’tan başka onları kimse kurtaramaz.
Kıyâmete (örten anlamında): “Gaşiye” de denilmiştir. O bir ğaşiye (örten) olduğuna göre onun geri çevrilmesi ise keşf (açmak) olur. Bu açıklamaya göre “kaşife” hazfedilmiş müennes bir lâfzın sıfatı olmaktadır. Bu da kaşife bir nefis, kaşife bir kesim yahut kaşife bir hal (yoktur) anlamında olur,
“Açığa çıkaran: kaşife”nin kaşif (keşfeden, açan, açığa çıkaran) anlamında olduğu sonundaki “he”nin (yuvarlak te’nin) de tıpkı (radıyallahü anhviye ve dahiye: çokça rivâyette bulunan, büyük bir deha) kelimelerinde olduğu gibi, mübalağa için olduğu da söylenmiştir.