Bundan sonra da yeri yaydı.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve’l-arda (ve yeri), ba’de zalike (bundan sonra) dehaha (yaydı/döşedi).
Mukatil Tefsiri
Yani göğü yarattıktan sonra yeri yaydı ve döşedi. Onu Kâbe’nin altından başlayarak beş yüz yıllık yol mesafesi kadar genişletti.
Taberi Tefsiri
Bu ayetteki “bundan sonra” ifadesi hakkında müfessirler ihtilaf etmişlerdir.
İbn Abbas şöyle demiştir: Allah yeri, rızıklarını takdir ederek yarattı; fakat henüz yaymamıştı. Sonra göğe yöneldi ve onu yedi gök olarak düzenledi. Ardından yeri yaydı. İşte “Bundan sonra da yeri yaydı” sözü bunu ifade etmektedir.
İbn Abbas’tan gelen başka bir rivayette şöyle denilmiştir: Allah gökleri ve yeri yarattı. Gökleri tamamladıktan sonra yerin rızıklarını meydana getirdi ve dağları yerleştirdi. Yerin yayılması, içindeki rızıkların ortaya çıkarılmasıdır. Yerin bitkileri ve rızıkları gece ve gündüz olmadan meydana gelemezdi. Bu sebeple Allah: “Bundan sonra da yeri yaydı” buyurmuş, ardından da “Ondan suyunu ve otlağını çıkardı” demiştir.
İkrime, İbn Abbas’tan şöyle rivayet etmiştir: Allah Beyt’i, dünyayı yaratmadan iki bin yıl önce su üzerinde dört temel üzerine koydu; sonra yer, Beyt’in altından yayıldı.
Abdullah b. Amr şöyle demiştir: Allah Beyt’i yerden iki bin yıl önce yarattı ve yer ondan yayılmıştır.
Bazı müfessirler ise “bundan sonra” ifadesinin “bununla birlikte” anlamında olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre yer hem yaratılmış hem de yayılmış olarak gökten önce meydana getirilmiştir. Delil olarak şu ayeti zikretmişlerdir:
“O, yerde bulunan her şeyi sizin için yarattı; sonra göğe yöneldi ve onları yedi gök olarak düzenledi.” (Bakara 29)
Buna göre “Bundan sonra da yeri yaydı” ifadesi, “Bununla birlikte yeri yaydı” anlamındadır. Nitekim Araplar da bazen “sonra” anlamındaki ifadeleri “bununla birlikte” manasında kullanırlar.
Mücâhid, Süddî ve başkaları da bu ayeti “Bununla birlikte yeri yaydı” şeklinde açıklamışlardır.
Ancak Taberî’ye göre İbn Abbas’ın görüşü, Kur’an’ın zahirine daha uygundur. Çünkü ayette açıkça “Bundan sonra da yeri yaydı” denilmektedir. Arap dilinde “sonra”nın bilinen anlamı “önce”nin zıddıdır. Yerin yayılmasının göklerin düzenlenmesinden sonra gerçekleşmesi, yerin yaratılışının da göklerden sonra olduğu anlamına gelmez. Çünkü “dahv” (دحو) Arap dilinde yaratmak değil, yaymak ve genişletmek demektir.
Ümeyye b. Ebî’s-Salt şöyle demiştir:
“Bir yurt ki onu yaydı, sonra bizi orada yerleştirdi;
Daha yüce olan diğer yurtta da ikamet etti.”
Evs b. Hacer de yağmuru tasvir ederken şöyle demiştir:
“Yeni toprağın üzerindeki çakılları süpürüp atan yağmur,
Sanki eşeleyen yahut oynayan bir yayıcı gibidir.”
Müfessirler de “Yeri yaydı” ifadesini bu şekilde açıklamışlardır.
Katâde: “Onu yaydı” demiştir.
Süddî: “Onu genişletti” demiştir.
Süfyân da aynı şekilde “yaydı” diye açıklamıştır.
İbn Zeyd ise farklı bir açıklama yaparak şöyle demiştir: “Yeri sürdü ve yardı.” Ardından şu ayetleri okumuştur:
“Sonra yeri iyice yardık.” (Abese 26)
Devamında şu ayetlere kadar okumuştur:
“…meyve ve otlaklar bitirdik.” (Abese 31)
Ve şöyle demiştir: Yeri yardığında bütün bunları ondan çıkardı. Ayrıca şu ayeti de okumuştur:
“Yarılan yere andolsun.” (Târık 12)
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…