Birinci tekbirin ardından açılış duası yapılır. Sonra bayram tekbirleri alınır, ardından “Euzü” çekilir ve Kur’an okunur. Bu, Şafii mezhebinin görüşüdür. İmam Ahmed’den gelen başka bir rivayete göre; açılış duaları (Subhaneke vb.) tekbirlerden sonra okunur. Bu, Evzai’nin görüşüdür. Çünkü açılış, “Euzü”nün peşine alınır ve bu da (Kur’an) kıraatinden önce olur.
Ebu Yusuf ise şöyle der: Kişi tekbirlerden önce “Euzü” çeker ki, böylece açılış ile “Euzü” arasında bir fasıla olmamış olsun.
el-Muvaffak der ki: Bizim mezhebimize göre açılış duaları, kendisiyle ilk olarak namaz açıldığı için meşru kılınmıştır. Onun için –diğer namazlarda olduğu gibi– bu namazda da başta okunur. “Euzü” ise kıraat için meşru kılınmıştır, kıraate tabidir, kıraatin başında söz konusu olur.
Açılış dualarını bitirdiğinde Allah’a hamd ve sena eder, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e salavat getirir, sonra da bunu her iki tekbir arasında tekrarlar. Bunu İmam Şafii söylemiştir. Nitekim bu noktada Alkame’nin, İbn Mesud’dan yaptığı nakle göre, tekbir konusunda şöyle demiştir:
“Namazı açacağın (iftitah) tekbirini alırsın, Rabbine hamd eder, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e salat getirirsin. Sonra dua eder, tekbir alır ve bunun aynısını yaparsın. Sonra tekrar tekbir alır, yine aynısını yaparsın.”
Ebu Hanife, İmam Malik ve Evzai ise şöyle demişlerdir: Peş peşe tekbir alınır ve aralarda herhangi bir zikirde bulunulmaz. Çünkü eğer aralarında meşru bir zikir bulunsaydı, bu bize –tekbirlerin nakledildiği gibi– nakledilmiş olurdu. Ayrıca bu, sünnet cinsinden bir zikir olduğundan dolayı –rükû ve secdedeki tesbihler gibi– peş peşe gelir.
“Tekbirin tersine, tesbihin gizli olup açıktan söylenmeyen bir zikir olduğu” şeklinde cevap verilmiştir. Onların bu noktadaki kıyası, cenazedeki tekbirlerle çelişmektedir; çünkü cenaze tekbirlerinde zikir söz konusudur.
Tekbirlerle zikir arasında bulunanlar sünnettir, vacip değildir. Dolayısıyla kasden ya da sehven terk edilse bile namazı bozmaz. el-Muvaffak: “Bunda ihtilaf edeni bilmiyorum.” demiştir.