Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete erenleri de en iyi O bilir.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.
Kurtubi Tefsiri
Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel yolla mücadeleni yap. Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da en iyi bilenin tâ kendisidir; O, hidâyette olanları da çok iyi bilendir.
Bu âyete dair açıklamalarımızı tek bir başlık halinde sunacağız:
Davet ve Cihad:
Bu âyet-i kerîme Mekke’de, Kureyşlilere karşı silah kullanmama emrinin verildiği, buna karşılık Hazret-i Peygamber’e, Allah’ın dinine ve şeriatine nazik ve yumuşak ifadelerle, sert ve azarlayıcı olmayan ifadelerle davet etmekle emrolunduğu sırada inmiştir. Müslümanların, kıyâmet gününe kadar bu şekilde öğüt vermeleri gerekmektedir. O bakımdan bu âyet-i kerîme, muvahhid olup günahkâr kimselere nisbetle muhkemdir. Ancak kâfirlerle Savaş bakımından nesh olunmuştur.
Kâfirlere karşı bu halleri uygulaması ve Savaşmaksızın bu yolla îman edeceği umulan kimseler hakkında bu âyet muhkemdir, de denilmiştir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
“Onda ihtilâfa düşenlere…” âyeti ile kastedilen, açıkladığımız gibi Cuma günüdür. Onlar bu konuda, peygamberleri Mûsa ve Îsa’ya muhalefet etmişlerdi.
Bu âyetin daha önce geçen âyetlerle ilişkisine gelince; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a hakka tabi olması emri verilmekle birlikte, Allah bu ümmeti de o Peygambere muhalefet etmekten sakındırmaktadır. Muhalefet edecek olurlarsa, yahudilerin aleyhine hükümleri ağırlaştırdığı gibi, onların üzerindeki hükümleri de ağırlaştırır.