"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müzzemmil 16

Firavun elçiye karşı geldi; biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-asa Fir’avnu (fakat Firavun karşı geldi) er-resule (Resule), fe-ehaznahu (biz de onu yakaladık) ahzen vebila (çok ağır bir yakalayışla).

Mukatil Tefsiri
“Firavun o peygambere karşı geldi” yani Musa’ya itaat etmedi ve onu yalanladı.

“Biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık.”

Buradaki “çok şiddetli yakalayış”, boğulma azabıdır.

Allah bu ayetle Mekke kâfirlerini azapla korkutmaktadır. Muhammed’i yalanlamamaları için onları uyarmaktadır. Çünkü Musa’yı yalanlayan Firavun ve kavminin başına gelen azabın benzeri onların da başına gelebilir. Bunun benzeri Duhân sûresinde de zikredilmiştir (Duhân 17-33).

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Kendisine gönderdiğimiz elçiye Firavun karşı geldi. Bunun üzerine biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık. Yani onu ağır bir cezayla cezalandırdık, helâk ettik ve onunla birlikte olanların tamamını yok ettik.

Buradaki “vebîl” kelimesi, Arapların “kelâun müstevbil” sözü gibidir. Bu ifade, yenildiğinde hoş karşılanmayan ve sindirilemeyen ot için kullanılır. Aynı şekilde hoş olmayan ve ağır gelen yiyecek için de kullanılır. Burada da ağır, şiddetli ve sonuçları çok kötü olan bir yakalayış kastedilmektedir.

Tefsir ehli de bu ayeti bizim açıkladığımız şekilde yorumlamıştır.

Bu görüşü söyleyenlerden Ali bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Sâlih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas, Allah’ın:

“Biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık.”

buyruğu hakkında şöyle dedi:

“Şiddetli bir yakalayışla.”

Muhammed b. Amr bana rivayet etti, dedi ki: Ebû Âsım bize rivayet etti, dedi ki: Îsâ bize rivayet etti. Hâris de bana rivayet etti, dedi ki: Hasan bize rivayet etti, dedi ki: Verkā bize rivayet etti. Hepsi İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den rivayet etti. Mücâhid, Allah’ın:

“Çok şiddetli bir yakalayışla.”

buyruğu hakkında şöyle dedi:

“Şiddetli bir yakalayışla.”

Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den rivayet etti. Katâde, Allah’ın:

“Biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık.”

buyruğu hakkında şöyle dedi:

“Yani şiddetli bir yakalayışla.”

İbn Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: İbn Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet etti. Katâde:

“Şiddetli bir yakalayışla.”

dedi.

Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Allah’ın:

“Biz de onu çok şiddetli bir yakalayışla yakaladık.”

buyruğu hakkında şöyle dedi:

“Vebîl, kötülük demektir. Araplar, kötülük peş peşe bir kimsenin başına geldiğinde: ‘Ona kötülük ardı ardına geldi’ derler. Allah, Firavun’un sadece boğulup azap görmesiyle yetinmedi. Onu kalıcı bir azap içinde bıraktı; kıyamet günü ateşe gönderilinceye kadar sürekli bir azap içinde tutulacaktır.”

Burada İbn Zeyd’in kastettiği kişi Firavun’dur.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/muzzemmil-15/,https://kutsalayet.de/muzzemmil-17/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız