Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim! Beni geri döndür!” der.
Diyanet Vakfı
Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında: «Rabbim! der, beni geri gönder;»
Kurtubi Tefsiri
Onların herbirine ölüm geldiğinde: “Rabbim beni döndürün” der.
“Onların herbirine ölüm geldiğinde: Rabbim beni döndürün der.” Burada tekrar müşrikler söz konusu edilmektedir. Yani onlar:
“Ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman… bu, ancak önce gelenlerin efsane ve yalanlandır” (el-Mu’minûn 23/35) dediler. Sonra yüce Allah onlara karşı delil getirdi, herşeye kadir olduğunu hatırlattı. Daha sonra da şöyle buyurdu: Onlar bu hususta ısrar edicidirler. Nihayet onlardan herhangi birisine ölüm gelip çattığında ve artık sapıklığına kesinlikle kanaat getirip meleklerin de ruhunu kabzetmekte olduklarını gördüğünde yüce Allah’ın:
“Meleklerin, o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura… canlarını alırken bir görseydin.” (el-Enfal, 8/50) âyetinde anlatılan durum gerçekleştiğinde:
“Rabbim, beni döndürün der.” Geriye bıraktıkları arasında salih amel işlemek için geri döndürülmeyi temenni eder. Bu sözler kişinin nefsinde (kalbinde)n geçirdiği, kendi kendisine söyleyeceği sözler de olabilir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Ve kendi kendilerine derler ki: Söylediğimiz sebebi ile Allah bize azâb etmeli değil mi?” (el-Mücâdele, 58/8)
Böyle bir kâfirin söyleyeceği belirtilen “beni döndürün” âyetinde o aziz ve celil olan Rabbine hitab ediyor olmakla birlikte “beni döndür” dememesi muhatabın anılırken, ta’zim edilmesi dolayısıyladır.
Şöyle de açıklanmıştır: Onlar Önce Allah’tan yardım isterler. Onlardan herhangi bir kimse: Rabbim… der, daha sonra meleklere hitaba yönelerek: Beni dünyaya döndürün, diyecektir. Bu açıklamayı da İbn Cüreyc yapmıştır.
“Beni döndürün” ifadesinin, çokça tekrarlanacağını anlatmak anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani beni döndür, beni döndür, beni döndür ve bu böylece sürüp gidecek, demektir. el-Müzenî de yüce Allah’ın:
“Atınız cehenneme…” (Kâf, 50/24) âyeti hakkında şöyle demektedir: Bu, at, at… demektir. ed-Dahhak der ki: Bununla kastedilenler müşriklerdir.
Derim ki: Geri dönmeyi islemek kâfire has değildir. İleride el-Münafikun Sûresi’nin sonlarında (63/10-11, âyetler, 2. başlıkla) geleceği üzere mü’min de böyle bir dilekte bulunabilir. Ayet-i kerîme ayrıca şuna delildir: Hiçbir kimse kesin bir şekilde Allah’ın dostlarından mıdır, yoksa düşmanlarından mıdır, bilmedikçe ruhunu teslim etmez. Çünkü durum böyle olmasa geri döndürülmeyi istemez. O bakımdan herkes, bunu ölümün inişinden ve ölümün tadının alınışından önce bilecektir.