“Ve onların yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım, Rabbim!”
Diyanet Vakfı
Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!
Kurtubi Tefsiri
“Rabbim, yanımda hazır olmalarından da Sana sığınırım.”
Yüce Allah’ın:
“Ve de ki: Rabbim, şeytanların vesveselerinden, kışkırtmalarından Sana sığınırım” âyetine dair açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:
1- Şeytanların Kışkırtmaları:
Yüce Allah’ın:
“Şeytanların vesveselerinden, kışkırtmalarından” âyetindeki; “Vesveseler, kışkırtmalar” kelimesi in çoğuludur. Sözlükte bu kelime; itmek ve dürtmek anlamındadır. “Onu dürttü ve itti” demektir.
el-Leys der ki: Hemz, arkadan söylenen sözdür. Lemz ise yüze karşı söylenendir. Şeytan Âdemoğlunun kalbine vermiş olduğu vesveselerde, gizlice vesvese fısıldar.
Yüce Allah’ın:
“Vesveselerinden, kışkırtmalarından Sana sığınırım”
âyeti. Allah’ı zikretmekten alıkoyan şeytanların dürtülerinden Sana sığınırım, demektir, Hadîs-i şerîfte belirtildiğine göre (peygamber) şeytanların hemz’inden, lemz’inden ve hems’inden sığınırdı. Bu manadaki rivâyetler için bk.: Ebû Dâvûd, Salat 119, Tıb 19; Tirmizî, Deavât 93; İbn Mâce, İkametu’s-Salât 2; Muvatta’; Şear 9\ Müsned, I, 403, 404, II, 181, IV, 57, 80, VI, 6.
Ebû’l-Heysem dedi ki: Sözü gizli, saklı söyleyecek olursa bu hems’tir. Arslan’a “hemûs” denilmiştir, çünkü arslan ayak sesleri işitilmeyecek şekilde hafif ve hızlı yürür. Buna dair açıklamalar daha önceden Tâ-Hâ Sûresi’nde (20/108. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır,
2- Şeytanların Vesvese ve Kışkırtmalarından Bazıları:
Yüce Allah, peygamberine ve mü’minlere şeytanın vesvese ve kışkırtmalarından kendisine sığınmalarını emretmektedir. Bunlar insanın kendisine hakim olamadığı gazab ve kızgınlık halleridir. Sanki bu hal kâfirlerle karşılaştıklarında mü’minlere isabet eden bir hal olup bundan dolayı birbirlerine karşı sertleşiyorlardı da bu sebepten bu âyetlerle birlikte bu âyet-i kerîme zikredilmiş olmaktadır.
Şeytandan gelen kızgınlıklar ve köpürmeler âyet-i kerîmede kendilerinden Allah’a sığınılması emredilen hallerdir. Daha önceden el-A’raf Süresi’nin sonlarında (7/347. âyet, 2. başlıkta) yeteri kadar açıklamalar geçtiği gibi, kitabın baş taraflarında da (İstiâze bahsinde) geçmiş bulunmaktadır.
Ali b. Harb b. Muhammed et-Taî’den şöyle dediği rivâyet edilmektedir: Bize Süfyan, Eyyûb’dan nakletti. Onun Muhammed b. Hibbân’dan naklettiğine göre, Halid geceleyin uykusuzluk çekerdi. Bunu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)a bildirince ona yüce Allah’ın gazabından, ikabından, kullarının şerrinden ve şeytanın vesvese ve dürtülerinden ve yanında hazır olmalarından Allah’ın eksiksiz kelimeleri ile (Allah’a) sığınmasını emretti. el-Heysemî, Mecmau’z Zevâid, X, 127.
Ebû Dâvûd’un Sünen’inde de Ömer’in şöyle dediği zikredilmektedir: Şeytan’ın hemz’i “mu’te”dir. Ebû Dâvûd, Salat 119. Müsned, I, 403, 404, IV, 80, 81, «3, VI, 156. Ebû Davûd’da olsun biraz sonra açıklamasına atıfta bulunacak İbn Mâce’de olsun diyen “Ömer” değil, hadisin ravilerinden biri olan Amr b. Murre’dir. İbn Mâce’de mu’te delilik demektir. İbn Mâce, İkâmetus Salât 2. Ancak aradaki açıklama da Ebû Dâvûci’daki kadardır. Ancak Mute’nin delilik olduğu lügatta bilinen bir manadır. Ancak Müsned, IV, 80 ve 81’de Cubeyr’in, babası Mufin’den rivâyetine göre, Mut’in sorusu üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)in şu açıklamayı yaptığı kaydedilmektedir: (Şeytanın) hemz’i Âdemoğlunu yakalayan mflte’cîir. -Bir sonraki rivâyette: Bir çeşit sar’adır- Nefh’i kibir, nefsi şiirdir.” Müsned, VI, 15Ğ’da Âişe (radıyallahü anha)nın rivâyetiyle ashabın sorusu üzerine bu açıklamayı yaptığı belirtilmektedir. IV, 83’de bu açıklama ravilerden Husayn’a nisbet edilmekte ve delilik anlamına açıklanmaktadır. Yine delilikten de Allah’a sığınmak kesin olarak istenen birşeydir.
Ubeyy: “Rabbim, şeytanların vesvese ve dürtülerinden sana sığınarak ve yanımda hazır bulunmalarından sana sığınarak…” diye okumuştur. Yani benim yapacağım işlerde, benimle birlikte olmalarından sana sığınıyorum. Çünkü şeytanlar insanla birlikte hazır bulunacak olurlarsa, ona vesvese verip dürtmeye hazır beklerler. Eğer yanında bulunmayacak olurlarsa vesvese ve dürtme de söz konusu olmaz.
Müslim’in, Sahih’inde Cabir’den şöyle dediği kaydedilmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)ı şöyle buyururken dinledim: “Kişinin her hali ile birlikte şeytan sizden herhangi birinizin yanında hazır bulunur. Hatta yemek yediği vakit de orada bulunur. Herhangi birinizden bir lokma düşecek olursa, onun üzerindeki pisliği izale etsin, sonra onu yesin, şeytana bırakmasın. Yemeğini bitirdi mi parmaklarını emsin, çünkü bereketin yemeğinin neresinde bulunduğunu bilemez.” Müslim, Eşribe 134; Tirmizî, Et’ime 11 (kısmen); İbn Mâce, Et’ime 9 (kısmen)