Böylece Allah, onu onların tuzaklarının kötülüğünden korudu. Firavun ailesine ise kötü azap isabet etti.
Diyanet Vakfı
Nihayet Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavunun kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
Kurtubi Tefsiri
Sonunda Allah kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu onu; Fir’avun hanedanını ise kötü azâb kuşattı.
“Sonunda Allah kurdukları tuzakların kötülüklerinden” ona çeşitli şekillerde azâb ve işkence etmelerine karşı
“korudu onu.” Onu alıp yakalamak istediler ancak bulamadılar. Çünkü o işini Allah’a ısmarlamıştı.
Katade dedi ki: Bu kişi Kıbti idi, İsrailoğulları ile birlikte Allah onu kurtardı. Buna göre buradaki “he (onu)” zamiri Fir’avun ailesinden mü’min olan o kişiye ait olur. Bunun -daha önce geçen farklı kanaate binaen- Mûsa’ya ait bir zamir olduğu da söylenmiştir.
“Fir’avun hanedanını ise kötü azâb kuşattı” âyeti ile ilgili olarak el-Kisaî şöyle demektedir: Bir şey inip (gelip, çatar) ve lazım (gerekli ve ayrılmaz) olursa, o takdirde: “Kuşattı, kuşatır, kuşatmak” denilir.