Yüzüstü yürüyen mi daha doğru yoldadır, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi?
Diyanet Vakfı
Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
Kurtubi Tefsiri
Acaba durmadan yüzüstü düşerek yürüyen kimse mi daha çok hidâyettedir? Yoksa dosdoğru bir yol üzere dümdüz yürüyen kimse mi?
“Acaba durmadan yüzüstü düşerek yürüyen kimse mi.-.” âyeti ile yüce Allah, mü’min ve kâfire bir örnek vermektedir,
“Düşerek yürüyen” yani önüne bakmayıp sağını solunu görmeyen, bundan dolayı tökezlemekten ve yüzüstü düşmekten yana emin olmayan bir kimse; önünü, sağını solunu gören, dimdik ve dosdoğru yürüyen kimse gibi midir? İbn Abbâs dedi ki: Bu dünyadadır.
Bununla; doğru dürüst yol bulamayan ve bundan dolayı istemeyerek tehlikeli yollara giden ve sürekli yüzüstü yıkılan kür bir kimsenin, yolunu bilen, bildiği yolda ilerleyen, önünü gören, sağlıklı ve dosdoğru bir kimse gibi olmayacağını kastetmiş de olabilir.
Katade dedi ki: Bu âyetten kasıt, dünyada masiyetler işleyip duran, kıyâmet gününde de yüce Allah’ın yüzüstü haşredeceği kâfirdir,
İbn Abbâs ve el-Kelbî; Yüzüstü düşerek yürüyen kimse ile Ebû Cehil’i, dosdoğru yürüyen kimse ile Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ı kastetmiştir, demişlerdir. Ebû Bekir’i kastettiği de söylenmiştir, Hamza’yı kastettiği; Ammâr b. Yâsir’i kastettiğini de İkrime ifade etmiştir.
Âyetin bütün kâfirlerle, mü’minler hakkında umumi olduğu da söylenmiştir. Yani kâfir hak üzere midir, batıl üzere midir, bilemez. Yani böyle bir kâfir mi daha doğru yoldadır yoksa yolu gören ve kendisi İslamın kendisi demek olan
“dosdoğru bir yol üzere” mutedil ve dimdik yürüyen müslüman kimse mi?
“Adam yüzünü öne eğdi” ifadesi -“elif” ile- teaddi etmeyen, (geçiş yapmayan) şekillerde kullanılır. Eğer teaddi edecek olursa “elif’ getirmeksizin: “Allah onu yüzüstü yıktı” denilir.