Yaratan bilmez mi? O, en ince olan, her şeyden haberdar olandır.
Diyanet Vakfı
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
Kurtubi Tefsiri
Yaratan bilmez mi hiç? O Latîfdir, herşeyden haberdardır.
Daha sonra yüce Allah:
“Yaratan bilmez mi hiç?” diye buyurmaktadır. Yani gizli olanı yaratan, gizliyi bilmez mi? Şöyle buyurmaktadır: Gizli olan şeyi kalpte yaratan Benim. Kulların kalbinde bulunanı Ben bilmez miyim?
Meânî âlimleri şöyle demişlerdir: Arzu edildiği takdirde: \&); Kimse (“yaratan” lâfzındaki an) lâfzı yaratıcının ismi olarak da kabul edilebilir. Bu durumda anlam: Yaratan, yarattığını bilmez mî, demek olur. Yaratılmışın ismi olarak ta kabul edilir. O vakit anlam: Allah yarattığı varlıkları, kimseleri bilmez mi, demek olur. Yaratıcının yarattığını da, yaratmakta olduğunu da bilmesi kaçınılmaz bir şeydir.
İbnu’l-Müseyyeb dedi ki: Çokça ağaç arasında gece vaktinde, hızlıca rüzgarın estiği bir sırada bir adamın içinden şunlar geçti: Acaba düşen bu yaprakları Allah bilir mi? Oldukça azametli bir ses ile ormanın bir tarafından ona şöyle seslenildi: “Yaratan bilmez mi hiç? O Latiftir, herşeyden haberdardır.”
Üstaz Ebû İshak el-İsferayînî dedi ki: İlim ile ilgili olan isimler de zatî sıfatların İsimleridir.
“el-Alîm: Herşeyi bilen” bunlardan birisidir. Anlamı ise İlminin bütün malumatı kuşatmışıdır.
“el-Habîr: Herşeyden haberdar olan” de bunlardandır. Olacak herşeyin olmadan önce bilinmesi gibi özel bir anlamı vardır. “el-Hakîm: Hükmü sağlam, hikmeti sonsuz” de bunlardandır. Bu da niteliklerin inceliklerinin bilinmesi gibi Özel bir anlamı ihtiva eder, “eş-Şehîd” de bunlardandır. Gayb olanın da, hazır olanın da bilinmesi hakkında kullanılır, Hiçbir şey O’nun için gayb değildir, demektir. “el-Hafîz” de bunlardan olup, O’nun hiçbir şeyi unutmaması anlamına gelir. “el-Muhsî” de bunlardandır, çokluğun onu bilmekten alıkoymayacağı anlamınadır. Işığın çokluğu, rüzgarın şiddeti, yaprakların ardı arkasına düşmesi gibi. O bu hallerde bile herbir yaprağın hareket parçacıklarını dahi bilir. Yaratan O olduğu halde nasıl olur da bilmez? Zaten:
“Yaratan bilmez mi hiç? O Latiftir, herşeyden haberdardır” diye buyurmuştur.