Seni çıkaran kentinden daha güçlü nice kent vardı ki biz onları helâk ettik; onların hiçbir yardımcısı olmadı.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve keeyyin (nice) min (bir) karyetin (şehir) hiye (ki o) eşeddü (daha güçlüydü) kuvveten (kuvvetçe) min (daha) karyetike (senin şehrinden) elletî (ki o şehir) ahracetke (seni çıkardı) ehleknâhum (biz onları helâk ettik) fe lâ (ve hiçbir) nâsıra (yardımcı) lehum (onlara olmadı).
Mukatil Tefsiri
Nice kent, yani geçmişte gelip geçmiş ne kadar kent vardı ki senin kentinden daha güçlüydü; yani yakalama ve güç bakımından daha kuvvetli ve sayı bakımından daha kalabalıktı. Senin kentinden, yani Mekke’den; seni çıkaran, yani Mekke halkının Peygamberi çıkardığı kentten daha güçlüydüler. Sonra takdim yoluyla yeniden geçmiş ümmetlere döndü ve elçilerini yalanladıkları zaman onları azapla helâk ettik, onların hiçbir yardımcısı olmadı, yani üzerlerine inen azabı kendilerinden engelleyecek hiçbir kimse bulunmadı, dedi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! Senin kentinden daha güçlü nice kent vardı; yani onların halkı senin kentinin halkından daha kuvvetli, savaş gücü bakımından daha çetin, topluluk bakımından daha kalabalık ve sayı bakımından daha çoktu. Senin kentin ise Mekke’dir. Burada haber kent hakkında verilmiş, fakat onunla kent halkı kastedilmiştir. Bu hususta bizim söylediğimize benzer şekilde tevil ehli de söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayeti şöyledir: Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezid rivayet etti, dedi ki: Bize Said, Katâde’den, Seni çıkaran kentinden daha güçlü nice kent vardı ki biz onları helâk ettik, sözü hakkında rivayet etti; Katâde, O Mekke’dir, dedi. Bize İbn Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize İbn Sevr, Ma‘mer’den, o da Katâde’den, Senin kentinden daha güçlü nice kent vardı, sözü hakkında rivayet etti; Katâde, Onun kenti Mekke’dir, dedi. Bize İbn Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize Mu‘temir b. Süleyman, babasından, o Hubeyş’ten, o İkrime’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti: Allah’ın Peygamberi Mekke’den mağaraya doğru çıktığında, zannederim İbn Abbas şöyle dedi, Mekke’ye dönüp baktı ve, Sen Allah katında Allah’ın beldelerinin en sevimlisisin ve sen Allah’ın beldeleri içinde bana da en sevimli olansın; müşrikler beni çıkarmasaydı senden çıkmazdım. Düşmanların en azgını, Allah’ın Hareminde Allah’a karşı azgınlık eden yahut kendisini öldürmemiş birini öldüren yahut cahiliye döneminin kan davaları sebebiyle birini öldürendir, dedi. Bunun üzerine Yüce Allah, Seni çıkaran kentinden daha güçlü nice kent vardı ki biz onları helâk ettik; onların hiçbir yardımcısı olmadı, ayetini indirdi. Yüce Allah, seni çıkaran, buyurarak haberi kent hakkında vermiştir ve bu sebeple ifadeyi dişil kullanmıştır; ardından onları helâk ettik, buyurmuştur, çünkü seni çıkaran sözünde kastedilen, açıkladığımız üzere, kent halkıdır. Böylece haber bir yerde lafza, diğer yerde ise manaya göre verilmiştir. Onların hiçbir yardımcısı olmadı sözünün tevilinde iki yön vardır: Birincisi, yardımcısı kelimesi olumsuzluk yoluyla mansup edilmiş olmakla birlikte anlamın, onların hiçbir yardımcısı olmadı, şeklinde olmasıdır; çünkü Araplar buna benzer yerlerde bazen olmak fiilini gizli kabul ederler. İkincisi ise anlamın, şimdi onları Allah’ın azabından kurtarıp kendilerine yardım edecek hiçbir yardımcı yoktur, şeklinde olmasıdır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…