Necis bir kimse arınmak için mikveye indiğinde, yıkanıp yıkanmadığı konusunda şüphe varsa ya da yıkanmış bile olsa mikvenin kırk se’ah su içerip içermediği konusunda şüphe varsa, veya iki mikve varsa ve birinde kırk se’ah bulunuyor, diğerinde bulunmuyorsa ve kişi hangisinde yıkandığını bilmiyorsa, bu durumda şüphe halindeki kişi necis sayılır.
Bir mikve ölçülüp eksik olduğu anlaşılırsa, bu mikvede geçmişte yapılmış olan tüm arınmalar — ister özel alanda ister kamusal alanda yapılmış olsun — geçersiz sayılır ve bu kişiler necis kabul edilir.
Bu yalnızca ağır türde bir necaset için geçerlidir. Ancak hafif türdeki necasetlerde, örneğin necis yiyecekler yemiş veya necis içecekler içmiş bir kişi, başı ve vücudunun çoğu çekilmiş suyla dolu bir kaptan yıkanmışsa ya da üç log miktarında çekilmiş su başına ve vücudunun çoğuna dökülmüşse ve daha sonra mikveye girmişse ve yıkanıp yıkanmadığına veya mikvenin yeterli su içerip içermediğine dair şüphe varsa, veya iki mikve varsa ve birinde yeterli miktarda su var, diğerinde yok ve kişi hangisinde yıkandığını bilmiyorsa, bu kişi temiz kabul edilir.
Rabbi Yosi bu durumda kişinin necis sayılacağını söyler. Çünkü Rabbi Yosi’ye göre, necaset durumu bilinen bir kişide, arındığı kesin olarak bilinene kadar bu necaset geçerli sayılır. Fakat bu kişi başkalarını necis kılacak bir duruma sebep olmuşsa, bu şüphe hâlinde temiz kabul edilir.
Bilginlerin temiz saydığı şüpheli çekilmiş sular hakkında, bu suyun düşüp düşmediği belli değilse, hatta düşmüş bile olsa ve kırk se’ah miktarına ulaşıp ulaşmadığı şüpheliyse, yahut iki mikveden birine düştüğü bilinip hangisine düştüğü bilinmiyorsa, bu mikve temiz kabul edilir. Çünkü bu durumda kişi, şüpheyi temiz olana bağlayabilir.
Eğer iki mikve de kırk se’ahtan azsa ve çekilmiş su onlardan birine düşmüşse ve hangisine düştüğü bilinmiyorsa, bu durumda şüpheli mikve necis sayılır. Çünkü şüpheyi bağlayacak geçerli bir temel yoktur.
Rabbi Eliezer’e göre, mikvenin başında çekilmiş suyun dörtte biri mikveyi geçersiz kılar; ayrıca üç log miktarında suyun mikveye yüzeyden dökülmesi de geçersiz sayılır. Bilginler ise şöyle der: İster başta olsun, ister sonunda olsun, mikveyi geçersiz kılacak miktar her zaman üç logdur.
Mikvede üç ayrı çukurda, her birinde birer log miktarında çekilmiş su varsa ve eğer kırk se’ah miktarında doğal su çukura ulaşmadan önce mikveye dökülmüşse, mikve geçerlidir. Ama su çukura ulaşmadan önce kırk se’ah tamamlanmamışsa, mikve geçersiz sayılır. Rabbi Şimon ise bunu geçerli sayar, çünkü ona göre bu durum bir mikvenin diğerine bağlı olması gibidir.
Eğer biri çamuru yana doğru iterek boşaltır ve oradan üç log miktarında su çekilmişse, bu mikve geçerlidir. Fakat çamuru elleriyle çıkarıp suyu almışsa, mikve geçersiz olur. Rabbi Şimon buna da geçerli der, çünkü kişinin suyu çekmek gibi bir niyeti yoktur.
Eğer biri testileri damın üstüne kurutup bırakır ve onlar yağmurla dolarsa, Rabbi Eliezer şöyle der: Bu yağmurlar mevsimindeyse ve kuyuda az miktarda su varsa, kişi kabı devirmelidir. Ama eğer kuyuda hiç su yoksa, kabı devirmemelidir. Rabbi Yehoshua ise şöyle der: Durum ne olursa olsun, kişi ya kabı devirmeli ya da ters çevirmelidir, ama doğrudan dökmemelidir.
Sıvacı biri, unutarak bir saksıyı kuyuya bırakmış ve bu suyla dolmuşsa, Rabbi Eliezer şöyle der: Eğer su saksının üstünde bir miktar yüzüyorsa, bu kabı devirmelidir. Yüzmüyorsa devirmemelidir. Rabbi Yehoshua ise her durumda devirmelidir der.
Eğer biri kuyunun içine testileri düzgünce yerleştirir ve bu testiler yağmurla dolarsa, mikve geçerli kabul edilir; hatta kuyudaki su daha sonra bu kaplar tarafından emilmiş olsa bile.
Eğer bir mikvede kırk se’ah su ve çamur karışımı varsa, Rabbi Eliezer sadece suya dalınabileceğini, çamura dalınamayacağını söyler. Rabbi Yehoshua ise hem suya hem çamura dalınabileceğini söyler.
Hangi çamurda dalınma geçerlidir? Suyun yüzeyde kaldığı çamurda geçerlidir.
Eğer su yalnızca bir yanda toplanmışsa, Rabbi Yehoshua suya dalmanın geçerli, çamura dalmanın geçersiz olduğunu kabul eder.
Hangi çamurdan bahsedilmiştir? Rabbi Meir’e göre, içinden kamış kendiliğinden batıyorsa bu çamurdur.
Rabbi Yehuda ise şöyle der: Ölçüm kamışı içinde durmuyorsa, bu çamurdur.
Abba Elazar ben Dolaay şöyle der: Tartı kendiliğinden batıyorsa, o çamurdur.
Rabbi Eliezer’e göre, çamur fıçı ağzından akıyorsa geçersizdir.
Rabbi Şimon ise, tulumun ağzına takılan kamıştan geçebiliyorsa geçerlidir der.
Rabbi Elazar bar Tsadok şöyle der: Bu çamur log ölçüsüyle ölçülebiliyorsa geçerlidir.