Mikvalar konusunda altı derece vardır; biri diğerinden daha yüksek, ve biri bir öncekinden daha üstündür.
Yağmur sularından içmiş olan bir kişi necis, diğeri ise temizse, bu durumda su necis kabul edilir.
Necis biri içmiş ve ardından temiz bir kapla su doldurmuşsa, su yine necis sayılır.
Necis biri içtikten sonra teruma ekmeği suya düşmüşse, eğer o kişi ekmeği yıkamışsa ekmek necis olur, ama eğer yıkamamışsa ekmek temiz sayılır.
Eğer bir kimse necis bir kaptan su almış ve bunu temiz biri içmişse, su necis olur.
Eğer su önce necis bir kapla, sonra da temiz bir kapla doldurulmuşsa, yine necis kabul edilir.
Eğer su necis bir kapla alınmış ve teruma ekmeği suya düşmüşse, kişi onu yıkamışsa ekmek necis olur, fakat yıkamamışsa ekmek temizdir.
Eğer necis su yere dökülmüş ve oradan temiz biri içmişse, bu su necis sayılır.
Eğer necis su yere dökülmüş ve temiz bir kapla alınmışsa, bu da necis olur.
Eğer necis su yere dökülmüş ve teruma ekmeği içine düşmüşse, kişi onu yıkamışsa ekmek necis olur, ama yıkamamışsa temizdir.
Rabbi Şimon şöyle der: Yıkamış olsun veya yıkamamış olsun, ekmek her durumda necis sayılır.
Eğer bir ölü suya düşmüşse ya da necis biri suyun içinde yürümüşse ve sonrasında temiz biri o sudan içmişse, su yine de temiz sayılır.
Yağmur suları, çukur suları, oyuklardan gelen sular, mağara suları, akıntısı kesilmiş kaynaklar ve kırk se’ah miktarına ulaşmayan mikvalar — yağmur mevsimi sırasında — hepsi temiz kabul edilir.
Ancak yağmur kesildiğinde, şehir veya yol yakınında olan su birikintileri necis sayılır, uzak olanlar ise insanlar çoğunlukla üzerlerinden geçene kadar temiz sayılır.
Bu sular ne zaman temiz kabul edilir?
Beit Şammai der ki: Su çoğalıp akmaya başladığında.
Beit Hillel ise şöyle der: Su çoğaldıysa, akmamış bile olsa temizdir.
Rabbi Şimon ise şöyle der: Akmışsa, çoğalmamış bile olsa temizdir.
Bu tür sular, hamur ayırma (halla) ve elleri yıkama için uygundur.
Bunlardan daha yüksek seviyede olan, akışı hiç kesilmemiş olan kaynak sularıdır.
Necis biri o sudan içmiş, ardından temiz biri içmişse, su yine temiz kabul edilir.
Necis biri içmiş ve sonra temiz bir kapla doldurmuşsa da su temizdir.
Necis biri içmiş ve teruma ekmeği içine düşmüşse, kişi onu yıkamış olsa bile ekmek temiz sayılır.
Eğer su necis bir kapla alınmış ve temiz biri içmişse, su temizdir.
Eğer su önce necis, sonra da temiz bir kapla alınmışsa, su temizdir.
Eğer necis bir kaptan su alınmış ve içine teruma ekmeği düşmüşse, kişi onu yıkamış olsa bile ekmek temiz kabul edilir.
Eğer necis su yere dökülmüş ve temiz biri içmişse, su temizdir.
Eğer necis su yere dökülmüş ve temiz bir kapla alınmışsa, su temizdir.
Eğer necis su yere dökülmüş ve teruma ekmeği içine düşmüşse, kişi onu yıkamış olsa bile ekmek temiz sayılır.
Bu sular, teruma yiyeceğiyle temas etmeye ve elleri yıkamak için kullanılmaya uygundur.
Bunların da üstünde, kırk se’ah miktarında su içeren bir mikve vardır; bu mikvede kişi kendini batırabilir ve başkasını da batırabilir.
Daha da üstünde, suyu az olan fakat üzerine dökülen hazır suyun çok olduğu bir kaynak vardır.
Bu, mikve gibi akan suyla temizlik sağlar; aynı zamanda kaynak gibi çok az miktarda suyla da arınma sağlar.
Bunun üstünde, “hazır sular” bulunur; bunlar akan haldeyken bile temizlik sağlayan sulardır.
En üst düzeyde olan ise “canlı sular”dır.
Bu sular, zavalardan arınmak için yıkanmada, cüzamlılara serpme işlemi yapılmasında ve günah sunusunun küllerini kutsamakta kullanılmaya uygundur.