Mikat yerlerine varmadan önce ihramlı bulunan kimselerin ihramlı olacakları ve bu durumda iken ihram hükümlerinin sabit olacağı hususunda bir ihtilaf yoktur. Ancak faziletli olan mikat alanında ihrama girmektir, öncesinde girmek ise mekruhtur. Bunu, İmam Malik ve İshak demiştir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ve onun ashabı mikat alanında ihrama girerlerdi ve yine onlar hep en faziletli olanı icra ederlerdi.
Ebu Hanife ise:
“Faziletli olan, kişinin kendi beldesinden olmak üzere ihrama girmesidir,” demiştir. İmam Şafii’den ise bu noktada iki mezhebin görüşü gibi, ona ait (iki farklı) görüşü gelmiştir. Onlar ise Ümmü Seleme’nin, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den naklettiği şu buyruğunu delil göstermişlerdir:
“Her kim Beytü’l-Makdis’ten ihrama girecek olursa, onun geçmiş günahları bağışlanır.”
“Bu hadisin zayıf olduğu ve sadece Beytü’l-Makdis’e ait özel bir hüküm ifade ettiği” şeklinde cevap verilmiştir.