Ahmed’in mezhebine göre meshetmenin vakti ve süresi, mukim için bir gün bir gece, yolcu için ise üç gün üç gecedir. Bunu Sevri, İshak ve Rey ashabı da söylemiştir. Şâfiî mezhebinin zahirî görüşü de bu yöndedir. Geçmişte zikredilen Safvân b. Assâl hadisi de bunu ifade etmektedir. Hz. Ali’den nakledilen bir rivayete göre kendisi şöyle demiştir: “Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), yolcu için (mesti) üç gün üç gece, mukim için de bir gün bir gece tayin etmiştir.”
Avf b. Mâlik el-Eşcâî’den rivayete göre: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), Tebük gazvesinde iken misafir için üç gün üç gece, mukim için de bir gün bir gece süreyle mestlerinin üzerini meshetmelerini emretmiştir.”
İmam Ahmed şöyle der: “Bu, mestlerin üzerine meshetmenin caiz olduğunu gösteren en iyi hadistir. Çünkü Tebük gazvesi, Allah Resûlü’nün katıldığı en son gazadır.”
Leysi ise “dilediği süreye kadar meshedebilir” demiştir. Aynı şekilde İmam Mâlik’in yolcu hakkındaki görüşü de budur. Yine ondan mukim hakkında da böyle söylediği rivayet edilmiştir. Nitekim Ebû b. Ammâra’dan rivayet edildiğine göre, kendisi:
“Ey Allah’ın Resûlü! Mestlerimin üzerine meshedeyim mi?” dedi. “Evet.” buyurdular.
“Bir gün mü?” diye sorunca, “Bir gün.” buyurdu.
“İki gün olabilir mi?” deyince, “İki gün de olabilir.” buyurdu.
“Üç gün de olur mu?” deyince, “Evet, nasıl istersen.” cevabını verdi.
Bu hadisin zayıf, isnadının meçhul olduğu ve muhtemelen diğer hadislerle hükmünün kaldırılmış (mensuh) olduğu şeklinde karşı çıkılmıştır. Çünkü bu hadis daha önce gelmiştir. Zira Avf’ın naklettiği hadis Tebük gazvesinde vuku bulmuştur. Halbuki bu gazve ile Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatı arasında oldukça kısa bir zaman dilimi bulunmaktadır.