Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de O, onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının. Müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vezkuru (ve anın) ni’metallahi (Allahın nimetini) aleykum (üzerinizdeki) iz (ne zaman) hemme (niyet etti) kavmun (bir topluluk) en (ki) yebsutu (uzatsınlar) ileykum (size) eydiyehum (ellerini) fe keffe (engelledi) eydiyehum (ellerini) ankum (sizden) vettekullaha (ve Allahtan sakının) ve alallahi (ve Allaha) felyetevekkel (güvensin) el mu’minun (müminler)
Mukatil Tefsiri
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya niyet etmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Bu ayet şu sebeple indi: Peygamber, Ensar’dan Münzir bin Amr’ı bazı sahabelerle birlikte Benî Âmir’in suyu olan Bi’r-i Maûne’ye göndermişti. Yola çıktılar ve araziye vardıklarında suya ulaşıp oraya indiler. Akşam olunca içlerinden dört kişi develerinden birini kaybetti, kalmak için izin istediler, Münzir de izin verdi. Münzir ve yanındakiler yoluna devam etti. Sabah olunca kavim onların üzerine su başında toplandı. Benî Süleym, Benî Âmir’e onların haberini vermişti. Karşılaştılar ve şiddetli bir şekilde savaştılar. Münzir bin Amr ve yanındakiler öldürüldü.
Ertesi gün o dört kişi develerini buldu ve arkadaşlarını aramaya çıktılar. Yolda Benî Âmir’den bir cariyeye rastladılar. Onlara dedi ki: “Siz Muhammed’in arkadaşlarından mısınız?” Onlar da: “Evet” dediler, belki Müslüman olur diye. Kadın dedi ki: “Kaçın! Kardeşleriniz su başında öldürüldü. Onları Âmir bin Tufeyl öldürdü.” Dört kişiden biri dedi ki: “Ne dersiniz?” Diğerleri: “Peygamber’e dönüp haber verelim” dediler. O ise: “Ben bugün arkadaşlarımın intikamını almadan dönmem” dedi. Sonra düşmanlara saldırdı ve öldürüldü. Diğer üçü Medine’ye döndü. Yolda Benî Süleym’den iki kişiyle karşılaştılar. Onlara: “Kimsiniz?” dediler. “Benî Âmir’deniz” dediler. Onlar da: “Siz kardeşlerimizi öldürenlerdensiniz” diyerek ikisini öldürdüler. Sonra Peygamber’e gelip durumu anlattılar. Peygamber şöyle dedi: “Kötü yaptınız. Onlar Benî Süleym’dendi.” Çünkü Benî Süleym ile Peygamber arasında anlaşma vardı.
Sonra Benî Süleym’den kişiler gelip dediler ki: “Ey Muhammed! Bizim iki arkadaşımız senin yanında öldürüldü.” Peygamber dedi ki: “Arkadaşlarınız düşmanımıza katıldı ve öldürüldüler. Biz onların diyetini ödeyeceğiz.” Bunun üzerine Peygamber, anlaşmalı olduğu topluluklara gitti ve önce Benî Nadîr’e uğradı. Onlara dedi ki: “Siz bizim komşularımız ve müttefiklerimizsiniz. Başımıza geleni gördünüz. Bize yardım edin.” Onlar da: “Hoş geldin, ama Benî Kurayza’yı geçmek istemeyiz. Şu gün gel, sana yardım ederiz” dediler.
Peygamber geri döndü. Onlar ise Benî Kurayza’ya haber gönderip: “Muhammed az kişiyle geliyor, onu öldürün” dediler. Peygamber yanlarına geldiğinde yanında Ebû Bekir, Ömer ve Ali vardı. Onu oturttular, sonra silah hazırlamak için çıktılar. Bu sırada Allah Peygamberine vahyetti ve Cebrail gelip onların planını haber verdi. Peygamber hemen kalktı ve arkadaşlarına haber vermeden oradan ayrıldı. Kapıya geldi ve orada durdu. Bir süre sonra sahabelerinden biri onu aramaya çıktı ve kapıda buldu. Peygamber ona: “Allah’ın düşmanları bize tuzak kurdu. Burada kal ve gelen olursa haber ver” dedi.
Böylece Allah onları korudu. İşte bu yüzden Allah şöyle buyurdu: Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya niyet etmişti; yani Yahudiler size kötülük yapmak istemişti. Ama Allah onların ellerini sizden çekti. Allah’tan sakının ve müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…