Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe iman eden, salih amel işleyen kimseler için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Innellezine (suphesiz o kimseler ki) amenu (iman ettiler) vellezine hadu (yahudiler) ves sabiune (sabiiler) ven nesara (ve hiristiyanlar) men amene (kim iman ederse) بالله (Allaha) vel yevmil ahiri (ve ahiret gunune) ve amile صالحا (salih amel yaparsa) fe la havfun aleyhim (onlara korku yoktur) ve la hum yahzenun (ve onlar uzulmeyeceklerdir)
Mukatil Tefsiri
“İman edenler” yani tasdik edenlerdir. “Yahudiler” bilinen Yahudi topluluğudur. “Sâbiîler” ise Hristiyanlardan bir topluluktur. Bunlar Nuh’un dinine yöneldiklerini iddia ederek bu üç fırkadan ayrılmışlardı. Kendilerinin Nuh’un dini üzerinde olduklarını söylüyorlardı. Ancak yanılmışlardı. Çünkü Nuh’un dini İslâm diniydi. “Hristiyanlar” ise Nâsıra adı verilen bir köyde bu dini ortaya çıkardıkları için bu isimle anılmışlardır.
Allah Teâlâ buyurdu ki: “Bunlardan kim Allah’a, ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse…” Bu hüküm, Muhammed gönderilmeden önce yaşayan ve üzerine düşen farzları yerine getiren kimseler hakkındadır. Onlar için cennet vardır. Fakat bunlardan Muhammed’in gönderildiği zamana kadar yaşayan kimselerin, Muhammed’i tasdik etmedikçe imanları geçerli değildir. Kim Allah’ın bir olduğuna, ortağının bulunmadığına, Muhammed’in getirdiği dine ve amellerin karşılığının verileceği dirilişe iman ederse, “onlar için hiçbir korku yoktur”; yani azaptan korkmayacaklardır. “Onlar üzülmeyeceklerdir”; yani ölümden dolayı üzüntü duymayacaklardır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah’ı ve Resûlünü tasdik edenler, yani İslam ehli; Yahudiler, yani Yahudilik dinine mensup olanlar; Sâbiîler, ki onların durumu daha önce açıklanmıştır; ve Hristiyanlar arasından Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, ölümden sonra dirilmeyi tasdik edenler ve dönüş günleri için salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için önlerinde bulunan kıyamet dehşetlerinden dolayı hiçbir korku yoktur. Onlar, Allah’ın kendilerine vereceği büyük sevabı ve ikramı gördükten sonra geride bıraktıkları dünya hayatı ve dünya geçimi sebebiyle de üzülmeyeceklerdir.
Taberî, ayetteki irab meselesini daha önce açıkladığını, bu sebeple burada yeniden açıklamaya ihtiyaç duymadığını belirtmektedir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…