Ey iman edenler! Sizden birinize ölüm geldiğinde vasiyet sırasında aranızdan iki adil kişi ya da siz yeryüzünde yolculuk yaparken başınıza ölüm musibeti gelirse sizden olmayan başka iki kişi şahitlik etsin. Şüphelenirseniz, namazdan sonra onları alıkoyarsınız, Allah’a yemin ederek şöyle derler: “Bu şahitlik karşılığında bir çıkar gözetmeyiz, akraba bile olsa. Allah’ın şahitliğini gizlemeyiz, yoksa günahkârlardan oluruz.”
Diyanet Vakfı
Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkorsunuz; «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz» diye Allah üzerine yemin ederler.
Kurtubi Tefsiri
Ey Îman edenler! yolculuk halinde iken, ölüm musibeti gelip birinizi bulmuşsa, vasiyyet vaktinde aranızda şahitlik (şöyle olsun): Ya içinizden adalet sahibi iki kişi, yahut sizden olmayan başka iki kişi (şahid) olsun. Haklarında şüpheye düşerseniz, bu iki kişiyi namazdan sonra alıkoyarsınız da, Allah’a şöyle yemin ederler: “Bu iki kişi akraba dahi olsa yeminimizi hiçbir bedele satmayacağız ve Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. O takdirde muhakkak günahkârlardan oluruz.”
Âyetin tefsiri için bak:108