Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini alçalt. Şüphesiz seslerin en çirkini eşek sesidir.
Diyanet Vakfı
Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.
Kurtubi Tefsiri
“Yürüyüşünde mutedil ol! Sesini alçalt! Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.”
Bu âyete dair açıklamalarımızı altı başlık halinde sunacağız:
1- Mutedil Yürümek:
Oğluna kötü huyları yasakladıktan sonra riâyet etmesi gereken güzel huyları ve erdemli ahlâkı göstererek ona:
“Yürüyüşünde mutedil ol,” dedi. Yani orta yollu yürü.
“Mutedil yürüyüş”; hızlı yürümek ile ağır yürümek arasındadır. Yani sen yeryüzünde ölüler gibi hareket etme, haddi aşan günahkârlar gibi de hızlıca gitme. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurmuştur: “Hızlıca yürümek mü’minin gözalıcı vasıflarını giderir.” ed-Deylemî, el-Firdevs, II, 334.
Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın hızlı yürüdüğüne dair gelen rivâyetler ile Âişe (radıyallahü anhnhâ)’ın Ömer (radıyallahü anh) hakkında kullandığı: “O yürüdü mü hızlı yürürdü” ifadesine gelince, bundan kastı ölürcesine hareket edenden daha hızlı yürüdüğünü anlatmaktır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
Şanı yüce Allah daha önceden el-Furkan Sûresi’nde (21/63. âyetin tefsirinde) geçtiği gibi, bu niteliklere sahip olan kişiyi öğmektedir.
2- Sesi Kısmak:
“(Konuşurken) sesini alçalt.” Yani sesini yükseltme, yüksekliğini kıs. Bu da sesini yükseltmek İçin kendini zorlama ve ihtiyacın kadar sesini yükselt, demektir. Çünkü yüksek sesle konuşmak ihtiyaçtan fazla sesini yükseltmektir ve rahatsız edici bir zorlanmadır.
Bütün bunlardan maksat, alçakgönüllülüktür. Ömer (radıyallahü anh), takatinden daha fazla yüksek sesle ezan okumaya çalışan bir müezzine: Ben senin kasıklarının çatlayacağından korktum, demiştir. Sözü geçen bu müezzin Ebû Mahzura Semura b. Mi’yar’dır.
3- En Kötü Ses:
“Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.” En hoşa gitmeyeni, en kötüsü eşeklerin sesidir, demektir, “O çirkin ve hoşlanılmayan bir yüzle bize geldi” tabiri de buradan gelmektedir. Eşek ileri derecede yermek ve hakaret maksİsmi ile kullanılan bir örnektir. Onun anırması da bu şekildedir. Sadece ismini anmayı bile Araplar çok çirkin gördüklerinden dolayı, ondan kinaye yoluyla sözederler ve açıktan açığa ismini zikretmekten hoşlanmazlardı. Mesela, “uzun kulaklı” derlerdi. Tıpkı pis ve hoş olmayan şeylerden sözettikleri gibi ondan sözederlerdi. Saygın insanların bulunduğu bir mecliste eşek adının kullanılması da huylar arasında kötü sayılmıştır. Araplar arasında yayan yürümek kendisini çokça yormuş dahi olsa büyüklüğüne yedirmediği için eşeğe binmeyenler dahi vardır. Ancak, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yüce Allah’ın huzurunda tevazu ve zillet izhan için merkebe binerdi.
4- Kötü Bir Sesin Tanıtılması:
Âyet-i kerîmede konuşma ve tartışma esnasında sesi yükseltmenin çirkinliğinin, eşeklerin seslerinin çirkinliğine benzetilerek tanıtılabileceğine delil vardır. Çünkü bu gibi sesler de yüksek tonludur. Sahih’ten Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın şöyle buyurduğu kaydedilmektedir; “Eşeğin anırmasını işittiğiniz vakit şeytandan Allah’a sığınınız. Çünkü o bir şeytan görmüştür. ” Buhârî, III, 1202; Müslim, IV, 2092; Ebû Dâvûd, IV, 327; Tirmizî, V. 50H.
Rivâyet edildiğine göre şeytanı görmedikçe ne eşek anırır, ne de bir köpek havlar. Süfyan es-Sevrî dedi ki; Herbir şeyin (hayvanın) sesini yükseltmesi bir teşbihtir, eşeklerin anırması müstesna. Atâ ise şöyle demektedir: eseklerin anırması karanlığa bir bedduadır.
5- Yüksek Sesle Konuşup Bağırmayı Terketmek:
Bu âyet-i kerîme ile yüce Allah insanları küçümseyerek yüzlerine karşı bağırmayı terketmek yahut ta yüksek sesle bağırmayı büsbütün terketmek edebini öğretmektedir. Araplar yüksek sesle bağırmakla ve benzeri hususlarla iftihar eder, öğünürlerdi. Onlara göre en güçlü sesi en yüksek olan kimse idi. Sesi en kısık ve alçak kimse de en zelil idi. Öyle ki bir Arap şair şöyle demiştin
“Konuşması yüksek sesli, hapşırması yüksek sesli,
Görünüşü güzel ve develerinin de sesi yüksektir.
Zorlukların üzerine deve yavrusu gibi koşar,
Ve herkesin üzerinde tam olan hilkati ile üstünlük sağlar.”
Ancak şanı yüce Allah bu cahilî ahlâkı:
“Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir” sözleri ile yasaklamış olmaktadır. Yani eğer sesi dolayısıyla bir kimseden korkulması gerekseydi, eşekten korkmak gerekirdi. Böylelikle sesini yükselten kimse ile eşeğin aynı seviyede olduğunu belirtmektedir.
6- Eşeğin Sesi:
“Eşeklerin sesidir” lâfzındaki “lâm”, te’kid içindir. “Ses” topluluğa izafe edilmiş olmakla birlikte tekil gelmiş bulunmaktadır. Çünkü burada “ses” anlamındaki kelime mastardır, mastar da çokluğa delildir. Bu: “Seslendi, seslenir, seslenmek”in mastarıdır. İsm-i faili; -ki “yüksek sesli” demektir- gelir. “Yüksek sesle bağırdı, bağırmak” denilir. “Yüksek sesle seslenen, bağıran” demektir. “yüksek sesli adam” anlamındadır. Tıpkı; “Malı çok, ikramı çok, ihsanı çok adam” demek gibi.