Ki onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin kıldı.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ellezi at‘amehum min cuin (onları açlıktan doyuran) ve amenehum min havf (ve onları korkudan güvene kavuşturan)
Mukatil Tefsiri
Yani Allah Habeşlilerin kalplerine Mekke’ye gemilerle yiyecek taşımayı yerleştirdi ve böylece onları açlıktan kurtardı. Ayrıca onları öldürülme ve esir edilme korkusundan emin kıldı. Çünkü cahiliye döneminde Araplar birbirlerini öldürüyor, birbirlerine baskın yapıyor ve birbirlerini esir alıyorlardı. Allah ise Harem halkını koruyor ve onlara hiçbir düşmanı musallat etmiyordu. İşte Allah’ın: “Ve onları korkudan emin kıldı.” buyruğunun anlamı budur.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: O Rab, Kureyş’i açlıktan doyurmuştur. İbn Abbas’tan nakledildiğine göre bu, İbrahim’in “Onları ürünlerden rızıklandır” duası sebebiyle Mekke halkı olan Kureyş’e verilen rızıktır. “Onları korkudan güvene kavuşturdu” ifadesinin anlamında tefsir ehli ihtilaf etmiştir. Bazıları, bunun onların Harem ehli olmayanların korktuğu baskın, savaş, öldürme ve Arapların birbirinden korktuğu olaylardan güvende kılınması olduğunu söylemiştir. İbn Abbas’tan nakledildiğine göre bu, İbrahim’in “Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl” duası sebebiyle olmuştur. Mücahid, “Allah onları haremlerinde her düşmandan emin kıldı” demiştir. Katade şöyle demiştir: “Mekke halkı tüccardı; kışın ve yazın bu ticareti sırayla yaparlardı. Araplar içinde güven içindeydiler. Arapların bir kısmı diğerine baskın yapardı; onlar ise bu korku sebebiyle buna güç yetiremez ve cesaret edemezlerdi. Hatta onlardan biri Arap kabilelerinden birinde yakalansa, ‘Bu Harem ehlindendir’ denildiğinde, kendisi ve malı Allah’ın onlara verdiği bu güven sebebiyle serbest bırakılırdı.” Katade’den başka bir rivayette, “Biz Allah’ın Harem’indeniz derlerdi; cahiliye döneminde kimse onlara ilişmezdi. Onlar bu sayede güvende olurlardı; oysa diğer Arap kabilelerinden biri dışarı çıktığında baskına uğrardı” denilmiştir. İbn Zeyd şöyle demiştir: “Araplar birbirlerine baskın yapar ve birbirlerini esir alırlardı; onlar ise Harem sebebiyle bundan güvende oldular.” Sonra “Biz onları, her şeyin ürünlerinin kendisine toplandığı güvenli bir Harem’e yerleştirmedik mi?” ayetini okumuştur.
Başkaları ise “Onları korkudan güvene kavuşturdu” ifadesiyle cüzzam korkusundan emin kılınmalarının kastedildiğini söylemiştir. Dahhâk, “Cüzzam korkusundan” demiştir. Süfyan, “Cüzzamdan ve başkasından” demiştir. Vekî‘den nakledildiğine göre “Onları açlıktan doyurdu” kısmı açlık, “korkudan güvene kavuşturdu” kısmındaki korku ise cüzzamdır. Said b. Cübeyr’in İbn Abbas’tan rivayetine göre de “korku” cüzzamdır.
Bu konuda doğru olan şudur: Yüce Allah onların korkudan güvene kavuşturulduğunu haber vermiştir. Düşman korkulan bir şeydir; cüzzam da korkulan bir şeydir. Allah bu haberde onları düşmandan emin kıldığını söyleyip cüzzamı dışarıda bırakmamış, cüzzamdan emin kıldığını söyleyip düşmanı dışarıda bırakmamıştır. Aksine haberi genel bırakmıştır. Bu yüzden doğru olan, Allah’ın onları bu iki anlamın her ikisinden de güvene kavuşturduğunu söylemektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…