Kısa bir süreliğine itikâfa niyet eden kişinin bunu yerine getirmesi gerekmez. Ancak itikâfa başlamışsa, onu tamamlamalıdır. Dilerse istediği zaman bu itikâfı sonlandırabilir. Bu, İmam Şâfiî’nin görüşüdür. O der ki: “İstediğin herhangi bir amelden çıkman sana aittir.” Bu nedenle bir amele başlanmış olsa bile, o amelden çıkmak kaza gerektirmez. Ancak hac ve umre bu hükmün dışındadır.
İmam Mâlik ise şöyle demiştir: Kısa da olsa niyet edilmişse o itikâfı yerine getirmek gerekir. Hatta kesilirse kazası da gerekir. Bazı âlimler ise daha başlamadan bile itikâfı vacip saymışlardır. Ancak bu minvalde zikrettikleri deliller, onların aleyhine bir hüccettir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in itikâfı terk ettiği de rivayet edilmiştir. Eğer vacip olsaydı, terk etmezdi. Çadırı kurulmuş olmasına rağmen itikâfa girmemiş, eşleri de itikâfı terk etmiştir. Oysa bu durumda vacip olan bir ameli engelleyecek bir mazeret de yoktu ve kendilerine itikâfı kaza etmeleri de emredilmemiştir.