(Kira sahibi) bir malı kiraya verse sonra da onu satsa, bu alışveriş geçerli olur. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. İster bunu, kiracıya yahut başkasına satmış olsun, fark etmez. Bu, İmam Şafii’nin iki görüşünden de birisine oluşturmaktadır. Diğer görüşünde ise o şöyle demiştir: Şayet bu malı kiracıdan başkasına satacak olursa, alışveriş sahih olmaz. Çünkü kiracının fonksiyonu, bu malın müşteriye teslim edilmesini engellemektedir. Öyleyse -gasbedilmiş malın satışındaki gibi- bunun satışı da sahih değildir.
Şöyle cevap verilmiştir: Kira, menfaatler üzere icra edilen bir akittir. Bu sebeple akdin sıhhatini engellemez, tıpkı bir kimsenin cariyesini evlendirip ardından onu satmasına benzer.
Onların: “Kiracının fonksiyonu, bu malın müşteriye teslim edilmesini engellemektedir.” sözlerine gelince, bu doğru değildir. Zira kiracının fonksiyonu, sadece söz konusu menfaat ve faydalar üzere bulunmaktadır. Alışveriş ise sorumluluk üzere söz konusu olur. Bu nedenle kiracının elinin ve fonksiyonun, taraflardan birisinin diğerine malı teslim etmesi üzere sabit oluşu engellenmez, sanki evli bir cariyeyi satmasına benzer.
Şayet peşinen o malın teslim edilmesi engellenecek olursa, o takdirde teslimi vacip olan vakit içinde engellenmez ki, o vakit ise kira akdinin bitme anıdır. O zaman -tıpkı malın teslim edecek özellikte olması gibi- bu malı teslim etmeye muktedir olması yeterlilik arz eder.
Ebu Hanife ise: Kira malının satılması, kiracının izin vermesine bağlıdır, onun vereceği izne göre belirlenir. İzin vermesi halinde bu satış caiz olur ve kira akdi de iptal olur. Ama kabul etmezse, satış batıl olur, demiştir.
Şöyle cevap verilmiştir: Kira konusunda, üzerinde akdi yapılmış olmayan -mesela evli bir cariyenin satışı gibi- hususlarda izin vermeye itibar edilmez.
Bu anlaşıldığına göre müşteri, satılan faydalı bir mala -kira akdinin bitimine değin- sahip olabilir. Malı da ancak o zaman teslim etmeye hak sahibidir.
Müşteri kirayı bilmeyecek olursa, bu durumda o, akdi feshetmek ve tüm semeniyle satışı sürdürmek arasında muhayyerdir. Çünkü bu, bir ayıp ve eksiklik demek olur.
Şayet kiracı, bu malı satın alacak olursa, bu alışveriş sahihtir. Çünkü başkasına satışı sahih olduğuna göre o kiracıya satılması daha öncelikli hakkıdır; zira mal onun elindedir.
Peki, kira akdi bu durumda batıl olur mu? Bunun hakkında iki görüş vardır:
1) Bu akit, batıl olmaz. Zira burada, akit sebebiyle menfaate malik olmuş, sonra başka bir akit sebebiyle de söz konusu menfaatlerin elde edildiği bir tür sorumluluğa malik olmuştur ki, bu ikisi de birbirini nefyetmezler. Tıpkı bir akitle meyveye sahip olurken, diğer bir akitle de o meyvenin aslına (ağacına) malik olmasına benzer. Buna göre ücret müşteri üzerine baki kalır ve semen de ona ait olur. Satıcı için her ikisi de bir araya gelmiş olacaklarından, sanki müşteri başkasıymış gibi kabul edilir.
2) Süresinden geri kalanı bağlamında akit batıl olur. Çünkü bu, malın menfaati üzere gerçekleşen bir akit olduğundan, mal hakkında akdi kıyanın mülkü sebebiyle de batıl olmuş olur, tıpkı nikah gibi. Mesela cariyesi evlense sonra onu satmış olsa bu nikah batıl sayılır. Buna göre kira süresinden geri kalanı bağlamındaki ücret -tıpkı malın telef olması neticesinde kiranın batıl olduğu gibi- müşteriden sakıt olur.